Zehirli Müzik 440hz

Müzikten zehirlenebilir miyiz?

 

 

Son zamanlarda sevginin titreşimini temsil ettiği söylenen 528 Hz frekansında müzik dinlemek revaçta. Bu kadar mı peki? Hayır. Dahası var. 174 Hz ile Topraklama, 396 Hz ile Bırakma, 639 Hz ile Bir Olma, 741 Hz ile Sezgilerin Güçlenmesi, 852 Hz ile koşulsuz Sevgi gibi başka frekanslar da var.Peki, 528 Hz içimize huzur verip,bizi iyileştirme gücüne, diğer frekanslar da kendi çaplarında pek çok etkiye sahipken, neden şu anda dinlediğimiz tüm müzikler 440 Hz frekansına ayarlı?

Buna kim ne zaman karar vermiş ve müzik nasıl olmuş da tekelleşmiş? Dinlediğimiz müziklerin altında hiçbir zaman komplo teorisi arama ihtiyacı duymayan bizler, “müzik ruhun gıdasıdır” diyerek ne kadar zamandır zehirleniyoruz dersiniz?

Haydaaa… Yediklerimiz, içtiklerimiz, aşılar maşılar derken bir müzik eksikti değil mi?

Günümüz psikopatolojisi, siyasi yozlaşma, genetik bozulma ve kültürel yozlaşmayla geleneksel değerlerin kayboluşunun ve hastalıkların artmasının altında yatan müzikal gerçeği öğrenmeye hazır mısınız?.

Her şey “Standard Tuning” dediğimiz müziğin A=440 Hz’e sabitlenmesi ile başladı. Bunu yapan ise müziği askeri anlamda ticarileştiren Rockefeller Grubu.

 

Müzik endüstrisinin bu standart frekans ile tekelleşmesi, kitleleri sürü psikolojisi altında tutmanın, insanları asabiyete, kedere sürüklemenin, psikososyal kışkırtmalara açık hale getirmenin zeminini hazırlamış ve bunlar sonucunda artan hastalık oranları ve mali krizler sayesinde de Gruba üye ticari şirketlerin kâr elde etmesinin etkili yollarından biri olmuştur.

Alternatif müzik frekansı olan A=444 Hz (C=528 Hz) ise bastırıldı. Bastırılan bu frekans, yani “iyi titreşimler” ise her türlü hastalığı ve stresi iyileştirebilecek güçtedir. Ama ne yazık ki önce sansürlenmiş, daha sonra ise standartlar değiştirilerek unutturulmaya çalışılmıştır.Titreşimler tüm hayatımızı etkiler. Özellikle de hücrelerimiz iyileşmek ve yenilenmek için düzenli titreşim halinde olmak durumundadır. Titreşimlerin gücüyle “karanlık” ya da “aydınlık” tarafa geçmek mümkündür. Suya güzel şeyler söyleyince moleküllerinin güzelleştiğini hepimiz biliyoruz. Bedenlerimizin %80’ine yakını sudan ibarettir ve su, süper-iletken sıvı kristal bir yapıya sahiptir. Günümüzde modern müziği kafa şişirici ve saldırgan bulan pek çok kişi var. Pek çoğumuz duygusal olarak bu tarz müziklerden olumsuz etkileniyoruz. Standart Anglo-Amerikan müzik aletleri ve sesleri ise kitlesel histeri yaratmak üzerine akortlanmaya devam ediyor.

Tarih boyunca savaş çıkaran, inanılmaz kârlar elde eden ve nüfusu kontrol altında tutmaya çalışan güçler mevcut oldu. 1770’de Rothschild, İlluminati planlarını başlattı.

 

Amacı bankalar aracılığıyla yaratılan bir network ağı ile kendisi ve yandaşları tarafından yönetilecek küresel bir dünya sistemi kurmaktı.

Öyle bir güç ki tüm uluslararası kurumsal şirketleri ve hatta hükümetleri yönetecekti. Bu sayede Amerikan hazinesi başta olmak üzere dünyanın sayılı ülkelerini avuçlarının içine aldılar.Işık ve ses, üretilebilen ve ölçülebilen matematiksel frekans değerlerine sahiptir.  Şimdi komplo teorilerine kulak asacak olursak, bu mutlak güç,biyoenerjetik yolla, belli frekans ayarları ve elektromanyetik manipülasyonlarla “bilincimizi” kontrol altına alırken biyolojimizi, psikolojimizi ve davranışlarımızı değiştiriyor.

Askeri Müzik

1913’te Rothschild, Amerika’daki üçüncü en büyük bankasını kurdu (Federal Reserve Bank).  Ona Rockefeller ve J.P. Morgan yardım etti. Bu ikisinin tüm yatırımları 1865’den bu yana Rothschild tarafından finanse edildi. 1. Ve 2. Dünya Savaşları sırasında banka kartelleri inanılmaz kârlar elde ettiler. 1914’te Alman Rothschild Bankası, Alman hükümetine, İngiliz Rothschild Bankası İngiliz hükümetine ve Fransız Rothschild ise Fransızlara para yardımı yaptı (borç verdi).   Bunlara Almanya’da Woff, İngiltere’de Reuters ve Fransa’da Havas destek verdi. 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında müzik frekansları üzerine bilimsel araştırmalar yapıldı. Rothschild ve Rockefeller çalışması ve Amerikan Donanması işbirliği ile “savaş-çıkaran” frekanslar üzerinde çalışıldı. Amaç kitleleri kontrol altında tutmak ve psikopatoloji, duygusal çöküş ve kitlesel histeri yaratmaktı.

Akustik enerji araştırmacıları, ses mühendisleri ve drama uzmanları ile akademik olarak çalışmalar başlatıldı. Aynı tarihlerde fabrikalarda ses düzenleri kurularak çalışanların duygusal motivasyon kazanması ve fabrikadaki aletlerin seslerinden etkilenmemeleri sağlanıyordu.2. Dünya Savaşı sırasında ise Savunma Bakanlığı işbirliği ile havadan yapılan operasyonlarda bu ses frekansları etkili şekilde kullanılmaya başlandı. Buna radyolar da dâhil oldu.Daha sonra ise haritanın batısında standart müzik ayarı A=440Hz’e sabitlendi.İlk çalışmalar Elvis ve İngiliz grup British Invaders ile başladı. Bunu Beatles takip etti. Beatles’in bir konseri İsrail’de iptal edildi, sebebi ise “kitlesel histeri yaratması, cinsel istekleri tetiklemesi ve saldırganlığı tırmandırması” olarak belirtildi. Bunda Mossad’ın İngiliz Kraliyet ailesini yakın takibe alması önemli rol oynadı. 1938’de Rockefeller Grubu İngiliz-Amerikan radyosu ve televizyon kartelleri kurarak Nazi hareketiyle Yahudi düşmanlığı başlattılar. 1957’de Kanada’da ergen yaştakileri saldırganlaştıran müzik yayınları yapılmaya başlandı ve çok etkili oldu. Elvis’in menejeri Amerikan Ordusuna hizmet eden bir Albaydı ve Avrupa göçmeniydi.

1.Dünya savaşı sırasında Rockefeller tarafından yönetilen askeri radyolar devreye girdi ve bütün ekipmanlar seferber edilerek radyo tekeli kuruldu. Radyodan savaş esnasında gönderilen komutlar hiç son bulmadı.  Amerikan Donanması, General Electric işbirliği ile 1919’da kendi ulusal radyosunu kurarak bu tekele alternatif oluşturdu ve bugünkü Amerikan Radyosunu (RCA) doğurdu.  Askeri tabanlı kartelde RCA, AT&T, General Electric, Westinghouse gibi şirketler yer aldı. Bu oluşum enerji endüstrisi, biyoenerji ve elektro-genetik ve soyaçekim üzerinde faşist bir baskı kurdu. Daha sonra Ulusal Yayıncılık (NBC) ve AT&T ile radyo, televizyon ve telefon zinciri tekelleşti.1938’de frekanslar standarda sabitlenmeden önce, mekanik olarak dinleyicilerin duygularını kontrol altına almaya yönelik araştırmalar başladı. Bu sayede kitlelere ticari ilgi alanları önceden dayatılabilecekti. Bu araştırmalar derhal kitlelerin ikna edilmesi için kullanılmaya başlandı.Aynı sistem eğitim için de kullanılmaya başlandı: “Programlanabilir Zihin Setleri”. NBC ve CBS arasındaki ticari çekişme halkın üzerinde türlü deneysel çalışmalar yapılmasına neden oldu. Kendi taraflarına daha fazla takipçi çekebilmek uğruna halk üzerinde çeşitli ses efektleri kullanılarak psiko-galvanometre denemeleri yapıldı.  Bu ölçümlere göre de halkın nasıl yönlendirileceği tayin edildi.

A=440 Hz

Sahnedeki, televizyondaki ve radyodaki elektronik ses yeterince akıcı değildi. 1910’da A=440Hz standardı Amerika’da sınırlı başarıya imza attı. Avrupa’da ise sıfıra yakın… Müzik endüstrisi de işin içine dahil edilmeliydi. Bu yüzden çalışmalar başlatıldı. İlk olarak İngiliz Standartları Enstitüsü A=440Hz’i kabul etti. Bunda Rockefeller-Nazi konsorsiyumu etkili oldu. O sıralarda İngiltere-Almanya savaşı çıkmak üzereydi.A=440Hz, petrokimya ve ilaç devleri tarafından finanse edilerek  2. Dünya Savaşında kullanıldı. Hitler’in Almanyası Polonya’yı işgal ederek savaşı başlattı. Tüm dünyadaki müzisyenlerin başkaldırmasına karşın bu standart Nazi propagandalarıyla Hitler karşıtı tüm ülkelerde kafadan kabul edildi.Yapılan tüm araştırmalar A=440Hz’in insanların kalp ve kuyruk sokumu arasındaki enerji merkezleriyle (çakralar) uyumsuz olduğunu gösterdi. Tersine kalp üzerindeki çakraların ise uyarıldığı gözlendi. Teorik olarak, titreşimler egoları ve sol beyni tetikliyordu. Ancak sağ beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyordu. 3.Göz denen çakranın kapanmasıyla da insanoğlu farkındalığını hiçbir alanda kullanamaz hale gelecekti.

Metafiziksel olarak, A=440 Hz ile A=444 Hz arasındaki interval, müzik âleminde “Şeytanın İntervali” olarak kabul edildi. Bunun nedeni ise ahenkten uzak, iğrenç denilebilecek bir tınının bu iki notanın aynı anda çalınması ile ortaya çıkması idi.Bundan önceki müzik çalışmalarında yer alan A=444 Hz’in ise doğayla ve insanla daha uyum içinde olduğu gözlemlendi. Eğer insanoğlu spiritüel olarak bastırılırsa, A=444 Hz’in (C=528 Hz) müziksel tınısı dini olarak kabul edilmezdi, öyle de oldu. Bu kiliselerin de işine gelmiş oldu.Günümüzde ise pek çok aklı başında ve duyarlı müzisyen akortlarını ve dijital ayarlarını 444 Hz’e göre yapmaya başladı. Ancak bunların sayısı az miktarda iken, başta Madonna olmak üzere pek çok ünlü, standart tınılarla, nakaratlarla ve özel olarak imal edilmiş parça sözleriyle gençliği programlanabilir insanlar haline getirmektedir. Müzik biyoenerjetik olarak titreşimlerinizi ele geçirerek, bilinçaltınızda hâkimiyet kurarak, vücut kimyasını, psikonörolojiyi ve insan sağlığını denetim altına alabilir.

Son zamanlarda tekrar 444 Hz’e dönüş ile daha mükemmel dinletisi olan tınılar elde edilmeye başlandı ve bu tınıların sevgiyi artırdığı, en saf haliyle sevgiyi oluşturduğu, iyileştirme özelliği olduğu ve genetik açıdan onarıcı olduğu tespit edildi. Ancak çalışmaların pek çoğu halen güven uyandırıcı değil. Pek çok tını da melodik olmaktan uzak olup gürültülü bir yapıda.Haritanın sağ tarafında uygulanan şifa tonlamaları (Çigong, şamanik vb çalışmalar) A= 444Hz yani C=528Hz frekansında, en saf ve katıksız titreşimleri yarattığı için, kişi tüm stresinden arınmakta, hücreleri şifa ve sevgiyle dolarak hastalıklara veda etmektedir. Her organa ait özel ses tonlamaları, o organa ait hücrelerin titreşimini artırarak iyileşmesini sağlamaktadır. Tüm enerji çalışmalarında titreşimler esas kabul edilerek hücrelerin mükemmel titreşimlere kavuşması ve blokajların kalkması hedeflenir. Yüksek titreşimlere çıkabilen kişilerin bazı olağanüstü yetenekleri de ortaya çıkabilir, yaratıcılığı artar, astral seyahat yapabilir, telepatik güçleri ortaya çıkar, dünya ötesi varlıklarla iletişime dahi geçebilir.

Organik müzik ruhun gıdasıdır.

 

 

 

 

Oksidatif Stress Nedir?

Oksidatif Stress Nedir?

Oksidatif stres, vücuttaki serbest radikallerin oksidasyonunun sonucudur. Peki, Serbest Radikaller nelerdir? “Serbest radikal eşleşmeyen elektronlara sahip atomik veya moleküler bir gruptur” [Kaynak : Wikipedia]

Fark yaratan şey ise, eşleşmeyen elektronlardır (tekil elektronlar). Serbest radikaller, hücre içindeki enerji salınımı gibi iç sebepler veya UV-radyasyonu (güneş ışığı) veya sigara dumanı gibi dış sebeplerden kaynaklanabilir.

Serbest radikal, sıklıkla komşu molekülden bir elektron çeker ve etkilenen molekülün bir serbest radikale dönüşmesine sebep olur. Bunun karşılığında, hücre bileşenlerine ait moleküllerin istikrarı bozulur ve bu mokeküller elektron çalmak için başka bir molekül arar. Bunun neticesinde uzun bir serbest radikal reaksiyon zinciri tetiklenir.

 

 

Yaşlanmaya ilişkin serbest radikal teorisinde (FRTA), organizmanın yaşlanmasının, hücrelerin zamanla serbest radikal hasarı oluşturmasından ileri geldiği belirtilir.

Kyäni Plus Sağlık Üçgeni’nde, hücrelerin oksidatif stresten korunmasına katkıda bulunan B2, C, E vitaminleri ve Çinko bulunur. Kyäni nitro ürünlerinde bulunan tescilli Noni özütü vücuttaki nitrik oksitin yükselmesine yardımcı olur.

Şimdi [parazan.kyani.com]’a giriş yaparak hücrelerinizi oksidatif stresten korumaya yardımcı olacak besinleri edinin.

Rubik Küp ustası olmak ister misiniz?

Rubik Küpü çözmek için strese girmeyin, bu yedi adımı izleyin

 

Rubik Küpü’nün icat edilişinin 40’ıncı yılı kutlanırken, bu ünlü küpün resmi web sitesi çözüme daha kolay ulaşmanın yedi adımını paylaşmıştı. 

1_d

Erno Rubik‘in 1974’de tasarlayıp geliştirdiği 3 boyutlu “Sihirli Küp” 41. yaşını doldurdu. Daha sonra yaratıcısının adıyla anılan Rubik küpü 80’li yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde çok popüler olmuştu.

Heykeltıraş ve mimar olan Rubik, küpü öğrencilerinin 3 boyutlu nesneleri öğrenmeleri için tasarlamış. Ancak küpü parçalarına ayırdıktan sonra eski haline getirmesi uzun zaman alınca, bir bulmaca ortaya çıkarttığını anlamış.

3_d

Rubik küpü’nün standart hali, her yüzün ayrı renkte olduğu 3x3x3’lük küp. Bu küp 8 adet 3 yüzü, 12 adet 2 yüzü ve 6 adet tek yüzü renkli olan 26 küpçükten oluşuyor; 27. olan en içteki küp yerinde küpün çevrilmesini sağlayan mekanizma var.

Bulmaca, verili konfigurasyondan küpün her yüzünün tek bir renkte olduğu hedef komfigurasyonuna ulaşmak. Ancak, küp o kadar farklı sayıda konfigürasyona sahip olabiliyor ki, hedef konfigurasyona ulaşmak, deneme yanılma ile değil ancak akıl yürütme ile mümkün.

Zira 3x3x3’lük küpün olası konfigürasyon sayısı 43,252,003,274,489,856,000 Rubik Küpü’nün çevrimleri ve bu çevrimlerin bileşkesi matematikte ‘grup‘ adı verilen yapıyı oluşturuyor. Küpün her bir konfigürasyonu (permütasyonu) da köşe küpçüklerin, kenar küpçüklerin durumu ile belirleniyor.

1. Küpünüzü tanıyın. Örneğin; beyaz sarının, turuncu kırmızının yeşil de mavinin karşısındadır. Merkez parçada yer alan renkler genelde birbirlerine karşı yönde bulunur.

2. Beyaz bölümü çözün. Küpün üst yüzünde beyaz bir haç (artı) oluşturmak bir sonraki aşamayı kolaylaştırır.

3. Beyaz köşeleri çözün. Köşe parçaları bir beyazın yanında iki tane diğer rengi içerecektir.

4. Orta katmanı çözün. Böylece alt iki katmanın renkleri birbirine uyacak.

Üst bölümde tek bir rengi toplayın

rubik1

5. Sıra üst bölümde… Küpünüzün üstünde sarı bir haç elde etmeye çalışın ve ardından tüm sarıları üst yüzeyde toplamaya çalışın.

6. Sarı köşeleri dikkatlice yerleştirin. Sarı olması gereken üst yüzeyi, en az iki köşe doğru noktaya gelene kadar döndürün.

7. Son olarak, merkez parçayı renge uygun bir şekilde denk getirin.

Zeka ya da Sabır Küpü oalrak da bilinen bu mekanik bulmaca, 1974 yılında Macar heykeltıraş ve mimar Ernõ Rubik tarafından icat edilmişti.

Robotlar da rekor peşinde

Rubik Küpü çözme rekoru, ‘The Cubestormer 3‘ adlı bir roboto ait. Robot, Mart ayında küpü 3.253 saniyede çözdü. Bu alanda bir insanın en iyi zamanı ise 5.5 saniyeyle Hollandalı Mats Valk’a ait. Valk, rekoru geçen yıl kırmıştı.

Feliks Zemdegs ise tek eliyle rubik küpü 9.03 saniyede çözerek bu alanda rekor kırmıştı.

kolaycozum

Parazan olarak bizde sizler için rubik küp bulmacasının daha zor versiyonu olan 5×5’in kolay çözümünü bulduk ve yayınlıyoruz 🙂 

 

13022256_1088275867877998_1786739879_n

İşte bu kadar  kolay 🙂