Ponzi Oyunu nedir?

Ponzi Oyunu, (Ponzi Düzeni, Ponzi Scheme), yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir dolandırıcılık yöntemidir.

İktisadi olarak iyi konumda olan bir ülkede faiz oranları oldukça düşüktür. Bu bir nedenle fona ihtiyacı olan kişiler için ucuz borçlanma demek olduğu kadar birikimlerini değerlendirmek için faiz geliri talep edenler için de düşük kazanç demektir. İşte bu noktada kişi, finansal kurumların vaadettiğinden daha fazla faiz getirisi önererek yatırımcı kazanmaya çalışır. Örneğin ülkedeki faiz oranı %3 ise Ponzi Oyunu oynayan kişi yatırımcılara %10 faiz önerir. Ardından %10 faiz getirisi vaadettiği kişilerin parasını ödemek için yeni yatırımcılara %11 faiz önerir. Aynı şekilde %11 faiz önerdiği kişilerin parasını ödemek için yatırımcılara daha yüksek faiz önerir. Bu döngü sayesinde -ülkede finansal istikrar sürdüğü sürece- hem oyunu oynayan kişi hem de yatırımcılar kazanmış olur.

Tarihte bilinen ilk ponzi oyunu, bu sisteme adını veren Charles Ponzi tarafından 1920 yılında gerçekleştirilmiştir. Ponzi, bu oyun sayesinde kısa sürece 10.000 yatırımcıyı posta pullarını kullanarak bir arbitraj karı elde ettiğine inandırmış; ancak aslında ortada olmayan bu karlar nedeniyle oyun daha fazla sürdürülememiş ve sistem kısa sürede çökmüstür.

Piramit sistemi de denen bu model, herhangi bir ürün veya hizmet almaksızın, her bir katılımcının, sadece bir defa belli bir para ödeyerek, diğer katılımcıların ödediği paralardan üstel olarak artan sürekli bir gelir elde etmesi prensibine dayanıyor. Hedge fonlar, kanunların dolandırıcılık olarak kabul ettiği bu sistemi yeniden düzenleyerek, yatırımcılara, anormal düzeylerde karlar vaat eden bir iş modeli oluşturmuşlardır.

Örneğin aylık %20 getiri vaat eden bir hedge fon, bu getiriyi sağlamak için global currency arbitraj, future işlemler, yüksek getirili yatırımlar veya offshore yatırımlar gibi değişik enstrumanlar kullanacağını söyler. Fakat bu işlemlerin hiç birini yapmaz. Hedge fonların tüm işlemleri kayıt dışı olduğu için, bu suistimal kolayca fark edilmez. Kar rakamı herkesi kışkırttığı için giderek daha fazla yatırımcı fona para yatırmaya başlar. Sıra ilk giren yatırımcıların karını ödemeye geldiğinde, para başta vaat edildiği gibi sermaye piyasası işlemlerinden değil, yeni giren yatırımcıların verdikleri paralardan sağlanacaktır. Yani D yatırımcısı fona para verdiğinde A, B ve C yatırımcısının faiz ödemesi yapılacaktır. Çark böylece devam eder. Fon yöneticisinin tek amacı fondan para çıkışlarını minimize etmektir. Kayıplar arttıkça getiri vaatleri artacak ve sonunda da sistem çökecektir.

Türkiye’de saadet ve titan zinciri adıyla bilinen yöntemler ponzi oyununa örnek olarak verilebilir. Türkiye’de hakkıyla dürüstçe Network Marketing yani ağ pazarlama işi(doğrudan satış) yapan firmalar vardır. Fakat saadet zinciri ve kötü niyetli firmalarla karıştırılmaktadır. Bunun sebebi kötü niyetli firmaların kullandıkları piramit şemasının network marketing firmalarınca da kullanılıyor olmasıdır. Bunu şu örnekle daha net açıklayabiliriz. Bir ateş düşünün ki kötü birinin elinde orman yakar. İyi niyetli biri ise onu yemek pişirmek yada başka faydalı işler için kullanır. Aradaki farkları daha iyi anlamak için Network Marketing hakkında bilgi içeren yazımızı incelemenizi öneririz.

FİNANSAL PİYASALARDA PONZİ OYUNU VE MADOFF SKANDALI

Madoff Securities adlı hedge fonun sahibi Bernard L.Madoff, New York polisi tarafından yakalanıp hapse atıldı. Tutuklanma nedeni dolandırıcılık. Madoff’un şirketten ayrılırken çalışanlara söylediği son sözler, yaşadığımız krizin ahlaki çöküşte ulaştığı son noktayı yeterince gösteriyor sanırız. Madoff, şirketini “Bir büyük yalan!..” olarak tanımlayarak, kendisine yatırım yapanlara verdiği zararın 50 milyar $’ı bulabileceğini belirtti. Gerçekten yüksek bir tutar. Peki, görevi riskleri hedge ederek yüksek gelir elde etmek olan bir hedge fon, nasıl olur da 50 milyar $ kaybedebilir. İşte, hikayenin 3. dünya ülkelerinde yaşanmış olsa bile şaşıracağımız kısmı burası. Madoff, bu yıkımı nasıl yarattığını, yakalanmadan önce çalışma arkadaşlarına kısaca şöyle özetledi: “Dev bir Ponzi şeması!”

“Bu güne kadar yaşanmış bir kişi tarafından yapılan en büyük dolandırıcılık olayı!”

ABD tarihinin en büyük ekonomik skandallarından birine imza atan ve piyasayı 65 milyar dolar dolandırmak suçuyla 150 yıl hapis cezasına çarptırılan ABD’li finansçı Bernard Madoff’un, adeta yakalanmak istediği ancak ABD’li müfettişlerin Madoff’un oyununu bir türlü fark edemediği ortaya çıktı.Tarihin en büyük dolandırıcılık oyununa imza atan, ABD’li yatırım danışmanı Bernard Madoff, bünyesindeki yatırımcılarının yaklaşık olarak 50 milyar dolarını dolandırdı. Bu miktar 100 dolarlık banknotlar halinde, kamyonlarla taşınacak olsaydı, 50 milyar dolar için 33.5 aracın kullanılması gerekirdi.

Bernard Madoff 1938’de New York City yakınlarında dünyaya geldi. Hofstra Universitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu.Daha sonra Brooklyn Law School’a başladı ancak buradaki öğrenimine devam etmedi. Hayırsever birisi olarak bilinen Bernard Madoff, Nasdaq’ın kurucularından biri ve eski başkanlarındandır.

Nasdaq’dan Madoff LLC’ye

Madoff üniversitede okurken, cep harçlığı için yaptığı cankurtaranlık ve bahçe bakıcılığı gibi işlerden biriktirdiği 5.000 dolarla 1960 yılında kendi adıyla bir yatırım şirketi kurdu. 1980’lere gelindiğinde şirketi Bernard L. Madoff Investment Securities LLC sektörün en büyüklerinden birisi olmuştu. 1989 yılında, şirketinin ticaret hacmi New York Borsası’nın yüzde beşi kadardı. Wall Street’in en zenginleri arasına giren Madoff, 1990’da finans sektörünün geleceği olarak gördüğü elektronik borsa Nasdaq’ın başkanlığına getirildi. 2000 yılına gelindiğinde, şirketinin piyasa değeri 300 milyon doları buluyordu. Bu arada kurduğu Wall Street imparatorluğu sayesinde lise aşkı eşi Ruth Madoff ile birlikte New York’un en tanınmış hayırseverleri arasına girdi. Madoff Ailesi Vakfı aracılığıyla hem birçok musevi vakfına destek veriyor hem de diğer eğitim ve tiyatro vakıflarına yardım yapıyorlardı. 2008 yılında ise; Bernard L. Madoff Investment Securities LLC, Wall Street’in 6. büyük şirketi seçilerek en iyi market maker’lardan (piyasa yapıcı) birisi oldu.


2007 krizi, 9 Aralık 2008 ve Oyunun Sonu…

İlk defa 1992 yılında, emektar muhasebecisi Avellino ve ortağının oluşturduğu bir Ponzi mekanizması ortaya çıkınca kafalarda Madoff hakkında da soru işaretleri oluştu, ama Madoff o zaman bu sorundan kurtuldu. Yine de o tarihten itibaren hakkında sekiz soruşturma açıldı. 1999’dan itibaren Madoff’un izini süren Boston’lı özel dedektif Harry Makropoulos, SEC’in (US Security Exchange Commission – Amerika Menkul Kıymetler Komisyonu) Madoff hakkında soruşturma başlatmasını 2005 yılında başardı, ancak Madoff bu soruşturmadan da aklandı.

Madoff’un sonunu ekonomik kriz hazırladı. Krizin etkisiyle Ponzi Şeması’na taze para akışı yavaşlayıp, yatırımcılar sistemden bir anda 7 milyar dolara yakın nakit çekince Madoff’un Ponzi Şeması çöktü. Artan baskıya dayanamayan Madoff, önce 9 Aralık 2008’de kardeşi Peter Madoff’a ertesi gün oğulları Andrew ve Mark’a firmanın varlık yönetimi kısmının büyük bir ponzi oyunu olduğunu açıkladı ve oğulları da bu bilgiyi yetkililere aktardı. Ertesi gün FBI ajanları Madoff’u “menkul kıymet dolandırıcılığı” suçlaması ile tutukladı. 11 Aralık’ta Manhattan’daki evinde tutuklandıysa da 10 milyon dolarlık kefalet karşılığı serbest bırakıldı ve 12 Mart Perşembe günü yapılan ilk duruşmasına kadar evde göz hapsinde kaldı. İlk duruşmasında Madoff kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etti. Mahkeme, Madoff’un tutuklu olarak yargılanmasına karar verdi. Menkul kıymetlerde sahtecilik, yatırım danışmanı olarak suistimal, kara para aklama, yalan bildirim, mali tablolarda tahrifat, bireysel emeklilik fonlarının paralarının çalınması gibi başlıklarda tam onbir suçlama ile yargılanan Madoff’un, bu davaların hepsinden 150 yıl hapsi istendi. 29 Haziran 2009’da kendisine yöneltilen iddianamedeki 11 suçun tamamından toplam 150 yıl hapse mahkûm edildi.

“Bir büyük yalan!” ve “Dev bir Ponzi Şeması!”

11 Aralık 2008’de Madoff’u polise ihbar eden Andrew ve Mark Madoff, o tarihten beri babalarıyla konuşmuyorlar. Madoff, çocuklarının olayla hiçbir ilgisi olmadığını ısrarla ifade etse de bu ısrarlı tutumu 1999’dan beri Madoff’un izini süren savcı Harry Markopolos’u ikna etmedi: “Bu tür işlerde, en güvendiğiniz insanlarla birlikte hareket etmek zorundasınız.” Karar verilene kadar hiç açıklama yapmayan Madoff’un karısı da dava sona erince konuştu: “İtirafıyla hepimiz şoke olduk” diye başladığı sözlerine eşinin suçunu kendisine, tutuklanmasına kısa bir süre kala anlattığını açıklayarak devam etti.

SEC ve Friehling&Horowitz
SEC başmüfettişi David Kotz’un hapiste Madoff’la yaptığı görüşmenin kayıtları açıklandığında; şirketini defalarca inceleyen SEC müfettişlerinin yıllarca yalnız ‘saçma suçlar’ bulduğundan yakınan Madoff, “Keşke beni 6 yıl, 8 yıl önce yakalasalardı” dedi. SEC’in 16 yılda Madoff’la ilgili 6 önemli ihbar aldığı, ancak deneyimsiz çalışanlar nedeniyle durumun fark edilmediği belirtildi.

Madoff, “Ponzi oyununu fark etmek çok kolay. İşlemleri üçüncü bir kaynaktan kontrol edersiniz. Bu, muhasebeye giriş dersinde öğretilir” diye konuştu. Bir SEC müfettişine de ‘aptal’ diyen Madoff, “SEC’in aklına bu işin Ponzi olduğu bir türlü gelmedi” dedi.

Madoff’un şirketinin denetiminden sorumlu olan Friehling&Horowitz, özel şirketlere Amerika denetleme standartlarını uygulayan bir denetim firmasıdır. Firma şu anda American Institue of Certified Public Accountants (AICPA) tarafından soruşturulmaktadır. Ancak denetim firması, AICPA’ya 15 yıldır söz konusu hesapların denetimini yapmadığını, bu durumun sadece Madoff için geçerli olduğunu açıkladı. Firmanın adı ve imzası Madoff’un 31 Ekim 2006 tarihli denetim raporunda “bilanço ve mali durum” bölümünde menkul değerlerin görüldüğünü belirten AICPA temsilcisi Bill Roberts, firmanın dikkatlice inceleme yapmadığını ve denetim yapmış gibi gösterdiğini açıkladı ve etik soruşturması başlatıldığını belirtti.

Kimler, Ne Kadar Kaybetti?

Madoff’un kurbanları arasında Kuzey ve Güney Amerika ile Avrupa’daki hedge fonlar, bankalar, yahudi vakıflarının yanı sıra zengin ve küçük yatırımcılar da bulunuyor. Madoff’un dolandırdığı bazı kurum ve kişiler ve tahmini kayıp tutarları şöyle:

Danışmanlık şirketi Fairfield Greenwich Group 7.5 milyar dolar muhtemel kaybı olduğunu beyan etti. Fransız bankası BNP Paribas yaptığı yazılı açıklamada; söz konusu yolsuzluk olayında 470 milyon dolar kayba uğramış olabileceğini duyurdu. Açıklamada Madoff’un spekülatif fonlarına doğrudan yatırım yapılmadığının altını çizildi. Bununla birlikte “piyasa faaliyetleri yoluyla” olumsuz etkilere maruz kalındığı çünkü Madoff’un fonlarına yatırım yapan yüzlerce fona para aktarıldığı ifade edildi. BNP Paribas, bu aktiflerin tamamen yok olması halinde bankanın kaybının 470 milyon dolara ulaşabileceğini kaydetti.

Fransa’nın dördüncü büyük bankası olan Natixis ise 605 milyon dolarlık bir zarara uğradığını açıkladı. Banka Madoff’un yönettiği hedge fonlara doğrudan yatırım yapmamıştı. Ancak bazı müşterilerinin Madoff’un şirketlerine yatırım yapan üçüncü tarafların yönettiği fonlara yatırım yaptığını açıkladı. İspanya’nın en büyük bankalarından Santander yaptığı açıklamada; bir başka fon aracılığıyla Madoff’un ürünlerine kendi hesabından 17 milyon euro yatırım yaptığını bildirdi. Banka ayrıca müşterilerinin Madoff’un ürünlerine yaptığı yatırımın 3,1 milyar dolar düzeyinde olduğunu açıkladı. El Mundo gazetesine göre; Banka, dev yolsuzluğun İspanya’ya olumsuz etkilerini araştırmak amacıyla soruşturma başlattı. İtalya’nın ikinci büyük bankası olan UniCredit, Madoff ile bağlantılı yatırımlara 75 milyon dolar aktardıklarını açıkladı.

İtalya Ulusal Borsası “Commissione Nazionale per le Societa’e la Borsa – Consob” yetkilileri de skandalın İtalya’ya yansımasını araştırmak amacıyla banka ve yatırımcılar nezdinde soruşturma başlattı. Royal Bank of Scotland ise Bernard L. Madoff Investment Securities LLC’nin varlıklarının değerinin sıfırlanması durumunda, potansiyel kayıplarının 595 milyon doları bulabileceğini kaydetti. İskoçya’nın yanı sıra Japonya’nın en büyük aracı kurumu olan Nomura Holding’in de Madoff’un yatırımlarına maruz kalan parası 302 milyon dolar düzeyinde. Servet yönetiminde uzmanlaşmış İsviçreli bankacıların da 5 milyar dolar kadar kayba uğrayabilecekleri belirtildi. Diğer taraftan merkezi İsviçre’de bulunan Reichmuth & Co Bankası 329,1 milyon dolarının tehlikede olduğunu bildirdi. Japonya’da orta ölçekli bir banka olan Aozora bankası, yolsuzlukta doğrudan olmasa bile dolaylı muhtemel kaybının 137 milyon dolar olduğunu açıkladı.

Bunlardan başka Madoff’a para kaptırıp miktarı bilinmeyenler ise; Madoff’un pek çok müşteriyi bulduğu Palm Beach Kulübü, Senatör Frank Lautenberg’in Aile Vakfı, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in Wunderkinder Vakfı, ABD Milli Futbol Ligi’ndeki Philadelphia Eagles takımının eski sahibi Norman Braman, beyzbol takımı New York Mets’in sahibi Fred Wilpon, GMAC Financial Services’in Başkanı J. Ezra Merkin, CNN’in ‘sohbet yüzü’ Larry King, aktörler John Malkovich, Kevin Bacon, Kyra Sedgwick ile Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel.

Madoff Skandalı, şu ana kadar tek kişi tarafından gerçekleştirilen tarihin en büyük yatırımcı dolandırıcılığı olarak tanımlanmaktadır. Madoff’un yaklaşık 65 Milyar dolar borcu olduğu açıklanmıştır ve sadece Amerika’daki değil diğer ülkelerdeki bankalar da bu olay sonucunda milyarca dolar kaybetmişlerdir.

1999’dan bu yana finansal uzmanlar tarafından SEC’e Madoff’un ponzi oyunu yönettiği suçlamasıyla birçok uyarı yapılmış, ancak bu kuruluş 10 yıl boyunca Madoff’un yatırımlarına ilişkin rutin bir inceleme yapmamıştır. Amerika’nın en büyük emlak kredi yatırımcılarından yatırım bankası Lehman Brothers’ın iflasının üzerinden sadece 2 ay geçtikten sonra patlak veren bu yolsuzluk, Avrupa bankalarında da deprem etkisi yaratmıştır. Zarar görenler arasında büyük uluslararası bankalar, özel bankalar ve zengin ailelerin servetini yöneten Aile Ofisleri (family offices) yer almaktadır.

Akılda Kalan Sorular

Tarihin en büyük Ponzi vakası 50 milyar doları buharlaştırmıştır. Piyasaların iyi olduğu dönemlerde, sürekli akan sıcak para bu tip istismarların ortaya çıkmasını ertelemektedir. Fakat piyasalar gerilemeye başladığında, insanlar parasını geri ister ve böylece zincir çöker. Son finansal krizde 1.9 trilyon doları bulan hedge fon varlıklarının 1.1 trilyon dolara gerilemesi, acaba Madoff şekliyle yönetilen kaç fonun olduğu sorusunu akla getiriyor. Madoff’un hikayesi tüm yatırım sektörünün hikayesinden ne kadar farklı?

Şimdi, ABD’de Wall Street’teki genel işleyişin -Madoff örneğinde olduğu gibi- sistem yürüdüğü sürece yatırımcılarına büyük paralar kazandıran saadet zincirlerinden ne farkı var? Sonuçta, Wall Street’in balon finans sektöründe büyük paralar kazanan –belki de “kazandırılması” gereken- zenginler, gerçeklik duygusunun altını oyarak yatırımcılarının sağduyusunu azalttılar.

Bu arada, yıllardır ABD’de en parlak gençlerin bilimden, kamu hizmetinden ve diğer alanlardan uzaklaşıp yatırım bankacılığına yönelmesi ile bireysel refahın mıknatısla çekilmiş gibi çabucak yok olması ABD’nin ve dolayısıyla Dünya’nın geleceğini ne kadar zedeledi dersiniz?

Sonuç ve Çıkarılacak Dersler

Madoff skandalında olduğu gibi, günümüzde bu tarz oyunlara başvuranlar; örneğin aylık %20 getiri vaat eden bir hedge fon, bu getiriyi sağlamak için global currency arbitraj, future işlemler, yüksek getirili veya offshore yatırımlar gibi değişik enstrümanlar kullanacağını söyler. Fakat bu işlemlerin hiç birini yapmaz. Hedge fonların tüm işlemleri kayıt dışı olduğu için, bu suiistimal kolayca fark edilmez. Kâr rakamı herkesi kışkırttığı için giderek daha fazla yatırımcı fona para yatırmaya başlar. Sıra ilk giren yatırımcıların kârını ödemeye geldiğinde, para başta vaat edildiği gibi sermaye piyasası işlemlerinden değil, yeni giren yatırımcıların verdikleri paralardan sağlanacaktır. Yani D yatırımcısı fona para verdiğinde A, B ve C yatırımcısının faiz ödemesi yapılacaktır. Çark böylece dönmeye devam eder. Fon yöneticisinin tek amacı fondan para çıkışlarını minimize etmektir. Kayıplar arttıkça getiri vaatleri artacak ve sonunda da sistem çökecektir. İşte Wall Street’te de olan budur.

Madoff, sırrını itiraf ettiğinden beri ABD’de tartışılan bir sorunun cevabı tam anlamıyla verilebilmiş değil. “Finansal piyasalarda başka kimler Ponzi Oyunu yönetiyor ve piyasalardaki kazancın ne kadarı gerçek? “ Önce ABD’yi sonra Avrupa ülkelerini ve giderek dünyayı finansal krize sürükleyen gelişmeler, saadet zincirlerinden fazlasıyla etkilenmiş görünüyor.

Ülkemizde de bu olay ile ilgili tepkiler son derece yerinde ve dikkat çekicidir. Örneğin; 27.12.2008 tarihli Referans Gazetesinde yazan Güven Sak, şu ifadeleri çok önemlidir; “Televizyon ekranlarında SEC’den yakınanlar arasında yürek sızlatanlar, yalnızca ve yalnızca, devasa finansal kuruluşların yöneticileridir. Çünkü onlar, bilgi sahibidir ve SEC’yi suçlama hakları yoktur. Bu işte, bilgi sahibi olmayan bir yatırımcı para kaybetse, suçlusu SEC’dir, hatta tüm kamu düzenleyici kuruluşlarıdır. Düzenleyici kuruluşların ödevi “yatırımcının aptal yerine konulmasını engellemek”tir, ancak hiçbir zaman “yatırımcının aptallık etmesini engellemek” değildir. Olmamalıdır da. Santander, HSBC gibi bankaların Madoff vasıtasıyla şimdilik 36 milyar doları bulan kayıpları için ne denebilir? “Aptallık etmeseydiniz” denebilir yalnızca. Bu birinci tespittir. Ancak olayın yaygınlığı son dönemde sistemin selameti açısından bilgi sahibi yatırımcı için dahi, daha ayrıntılı bir kamuyu aydınlatma düzenlemesinin zorunlu olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede, finansal sistemde, yapılan işlemlerle ilgili olarak daha ayrıntılı bilgi sağlanması için yeni bir düzenleme çerçevesine ihtiyaç vardır. Düzenleme yapılırken kamuyu aydınlatma sisteminin kapsamı, yatırımcının bilgi sahibi olup olmamasına dayalı olarak daraltılıp, genişletilmemelidir. Olayların bize gösterdiği, bilgi setinin geniş tutulması zorunluluğudur. Bu da ikinci tespittir. Üçüncü tespit ise şudur: Devasa finansal kurumların yöneticileri, umalım ki, ne yaptıklarını bilmeden, başkasının parası ile kumar oynamışlardır. Bu işten en çok ceza alması gerekenler onlardır. Eşkıyaya yataklık eden de eşkıya kadar suçlu kabul edilmelidir. Dördüncü tespit zaten çıkmadı mı? Ne derdi Dr. Hikmet Kıvılcımlı, o kendine özgü diliyle tamamen farklı bir çerçevede, emperyalizmi anlatırken? “Eşkıya, yatağı olmadan, eşkıyalık edemez” derdi. Aynen öyle. İşbirlikçiler de en ağır cezaya çarptırılmalıdır.”

 

Casablanca filmini hatırlayanlar olacaktır. Polis şefinin, her gün kumar oynadığı barın sahibine, “Şaşırdım, gerçekten şaşırdım! Burada kumar oynanıyormuş…” derkenki sahte ve işgüzar bakışları, bugünkü finansal sistemi fazlasıyla açıklıyor sanırız. Acaba yakında tüm Wall Street’in bir Ponzi şeması gibi çöktüğünü de görecek miyiz?

Ponzi şeması ve finansal krizdeki tüm Ponzi şemaları ile ilgili ayrıntılı bilgiye Finansal Krizin Gizli Doğası: Maça Kızı Efekti adlı kitaptan ulaşılabilinir.

 

 

 

Comments

yorumlar

parazan.com hakkında

Hakkımda kısmından yeterli bilgiye sahip olabilirsiniz

Etiket(ler): , , , , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Ponzi Oyunu nedir? için 3 cevap

  1. Geri izleme:Network Marketing bir Fırsat mı Yoksa bir Tuzak mı? ⋆ PARAZAN.COM

  2. Geri izleme:HYIP Nedir? ⋆ PARAZAN.COM

  3. Geri izleme:Network Marketing Fırsat mı Tuzak mı? ⋆ PARAZAN.COM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.