Oksidatif Stress Nedir?

Oksidatif Stress Nedir?

Oksidatif stres, vücuttaki serbest radikallerin oksidasyonunun sonucudur. Peki, Serbest Radikaller nelerdir? “Serbest radikal eşleşmeyen elektronlara sahip atomik veya moleküler bir gruptur” [Kaynak : Wikipedia]

Fark yaratan şey ise, eşleşmeyen elektronlardır (tekil elektronlar). Serbest radikaller, hücre içindeki enerji salınımı gibi iç sebepler veya UV-radyasyonu (güneş ışığı) veya sigara dumanı gibi dış sebeplerden kaynaklanabilir.

Serbest radikal, sıklıkla komşu molekülden bir elektron çeker ve etkilenen molekülün bir serbest radikale dönüşmesine sebep olur. Bunun karşılığında, hücre bileşenlerine ait moleküllerin istikrarı bozulur ve bu mokeküller elektron çalmak için başka bir molekül arar. Bunun neticesinde uzun bir serbest radikal reaksiyon zinciri tetiklenir.

 

 

Yaşlanmaya ilişkin serbest radikal teorisinde (FRTA), organizmanın yaşlanmasının, hücrelerin zamanla serbest radikal hasarı oluşturmasından ileri geldiği belirtilir.

Kyäni Plus Sağlık Üçgeni’nde, hücrelerin oksidatif stresten korunmasına katkıda bulunan B2, C, E vitaminleri ve Çinko bulunur. Kyäni nitro ürünlerinde bulunan tescilli Noni özütü vücuttaki nitrik oksitin yükselmesine yardımcı olur.

Şimdi [parazan.kyani.com]’a giriş yaparak hücrelerinizi oksidatif stresten korumaya yardımcı olacak besinleri edinin.

[ Resveratrol ] ile genç kalmaya ne dersiniz?

resveratrol

Resveratrol, yaşlanmayı yavaşlatma ve yaşlanmaya bağlı gelişen (bunama) Alzheimer’in önlenmesinde yararlı olabilir.

“Resveratrol, trans-resveratrol başta kırmızı üzüm olmak üzere pekçok farklı bitkide varolan doğal bir fitoaleksindir. Fitoaleksinler, bitkilerde UV ışını, hasar ve infeksiyonlara karşı gelişen ikincil yapılardır.

Resveratrol, bitkilerde özellikle kırmızı üzümde, yer fıstığında ve ananasta yüksek konsantrasyonda bulunmaktadır. Resveratrol, siyah üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği bir maddedir.” [Vikipedi]

Resveratrol sanırım, son yılların en popüler, en dikkati çekici bitkisel kaynaklı maddelerinden biri. Bilimsel yayın tarama motorlarında yaptığım incelemede, resveratrol üzerinde şimdiye kadar yayımlanmış 5850 bilimsel çalışma tespit mevcut. Bu gerçekten müthiş bir sayı, sadece 2009 yılında 999 ve 2010 yılının ilk altı ayında ise 491 çalışma yapılmış.

100 Bin Yıldan Beri Beklenen Bir Keşif

Resveratrolün ilk tespiti, Fransız mutfağının son derece yüksek miktarda doymuş yağ, kolesterol içerikli beslenmesi ve yoğun sigara tüketimine rağmen özellikle Bordeaux bölgesinde yaşayan kesiminde, kalp hastalıklarının yok denecek kadar az görülmesinin bilim adamları tarafından “Fransız paradoksu” olarak değerlendirilmesiyle başlamıştır. Bordeaux bölgesinin rutubetli havasında yetişen “cabernet sauvignon” cinsi üzümlerin kabuğunda oluşan küf mantarına karşı kabukta oluşan resveratrol adlı antioksidan maddenin, yüksek kalorili ve yüksek yağ oranlı yiyecekler tüketildiği halde, kalp hastalıklarına karşı koruyucu rolü olduğu yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesinden, David A. Sinclair, bu buluşu “100 bin yıldan beri beklenen bir keşif” olarak nitelendirmiştir.[4][5][6]

Peki, resveratrolü bu kadar önemli kılan nedir?

Resveratrol, fenolik yapıda bir bileşik ve kuvvetli antioksidan etkisi var. Bu nedenle, kalp ve damar işlevlerinin desteklenmesinde, nörodejeneratif ve iltihaplı hastalıkların ve çeşitli kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde yardımcı olarak öneriliyor. Ancak, tüm diğer antioksidanlarla olduğu gibi, deneysel koşullarda (in vitro) elde edilen sonuçlara dayanarak yapılan bu sağlık önerilerinin insanlara uygulandığında ne derecede sağlanabileceğine ilişkin klinik çalışma sayısı oldukça az. Bu bakımdan tüm antioksidan etkili bileşiklerin vücutta ne derecede emildiği, metabolitlerinin ne derecede etkili olduğunun klinik olarak araştırılması gerekiyor.

TEK DOZ BİLE ETKİLİ

Resveratrolün en dikkati çekici etkilerinden biri de beyin üzerindeki etkileri. Deney hayvanları üzerinde yürütülen çalışmalar da resveratrolün sinirleri koruyucu ve beyin işlevleri üzerinde etkili olabileceğini ortaya koyuyor.

 

beyin_sagligi

İnsanlarda Ne Derecede Etkili Olabilir?

Yeni yayımlanan bir çalışmada insan gönüllülerde beyin damarlarındaki kan akımı hızı ve zihinsel algılama yeteneklerindeki etkileri incelenmiş. Bilimsel ölçekte (çift körlü, plasebo kontrollü, çapraz döngülü) bu klinik çalışmada 22 sağlıklı genç gönüllü kullanılmış. Ayrılan gruplardan birine tek seferde 250, diğer gruba 500 miligram resveratrol tablet verilirken üçüncü gruba boş ilaç verilmiş. İlaç uygulanmasından 45 dakika ve 90 dakika sonra yapılan değerlendirmelerde, artan resveratrol miktarına bağlı olarak beyin damarlarındaki kan akımının hızlandığı gözlenmiş. Günümüzde ortalama insan ömrünün uzamasına bağlı olarak, özellikle yaşlanma sürecinde en önemli sağlık riskleri arasında gösterilen Alzheimer hastalığı, bunama, inme gibi hastalıkların gelişimin önlenmesi bakımından resveratrol ile elde edilen bu klinik bulgular büyük önem taşıyor. Sadece tek bir dozunun bile beyin damarlarında sağladığı bu etki, resveratrolün programlı olarak daha uzun sürelerde kullanılması ile çok daha belirginleşecektir.

 

KIRMIZI ÜZÜMDE YÜKSEK ORANDA VAR

Resveratrol, bazı bitkilerde yaralanma ya da mantar enfeksiyonu sonucu bitkiyi korumak üzere oluşan bir fitoalleksin olduğu için işlem görmemiş bitkide miktarı çok düşüktür. Mesela, üzümde en yüksek oranda üzümün kabuğunda az miktarda ise üzüm çekirdeği, kökü, yaprağı ve üzüm sapında bulunmaktadır. Kırmızı şaraplar, özellikle ülkemizde yetişen bazı tipleri resveratrol içeriği bakımından zengindir. Beyaz şaraplarda ise çok düşük orandadır. Bunun başlıca nedeni, beyaz şarabın üzüm çekirdeği ve kabuğu içermeyen üzüm suyunun fermentasyonu ile elde edilmiş olması. Kırmızı şarabın kuvvetli antioksidan etkisi sadece resveratrole bağlanamaz, şarabın fermentasyonu esnasında üzüm meyvelerinde bulunan antioksidan etkili diğer polifenolik içeriklerin de (flavonoller, prosiyanidinler vd.) ortama geçmesi ile antioksidan etkisi artmaktadır. Şüphesiz, şarabın taşıdığı alkolün vücuttaki olumsuz etkileri göz önüne alındığında resveratrolün etkilerinden yararlanmak için kırmızı şarap içmek pek akılcı görünmüyor.

 

grape_21_

Başka hangi kaynaklarda var?

Resveratrolün etkisi daha yüksek olan tipi trans-izomeri, kırmızı şaraptan başka yerfıstığında bulunuyor. Piyasada tablet halinde pazarlanan resveratrol ise Uzakdoğu ülkelerinde yetişen bir madımak türü olan Polygonum cuspidatum köklerinden elde edilmektedir, ancak bu bitkiden elde edilen resveratrol trans ve cis izomerlerini karışım halinde taşımaktadır.

 

12

Sonuç olarak, vücuda yeterli miktarda resveratrol sağlanabilmesi için kırmızı şarap içilmesi ya da yerfıstığı yenilmesi pek akılcı seçenekler olarak görünmüyor; şaraptaki alkolün ve yerfıstığı yağının verdiği enerjiye bağlı olarak ortaya çıkan şişmanlama riski göz ardı edilemez. Bu nedenle, kanımca en uygun seçenek resveratrol taşıyan tablet ya da kapsül formülasyonlarının bir doktor kontrolünde kullanılması.

Resveratrol, trans-resveratrol (trans-3,5,4’-trihydroxystilbene) başta üzüm olmak üzere pek çok farklı bitkide varolan doğal bir fitoaleksindir (3, 4, 5). Fitoaleksinler, bitkilerde UV ışını, hasar ve infeksiyonlara karşı gelişen ikincil yapılardır.[1][2][3]

Resveratrol, bitkilerde özellikle kırmızı üzümde, yer fıstığında ve ananasta yüksek konsantrasyonda bulunmaktadır. Resveratrol, siyah üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği bir maddedir.[2][4]

 

uzum-cekirdegi-619x400

  • Üzüm kabuğunda bulunan resveratrolün güçlü antioksidan özelliği E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 30 kat daha fazladır.
  • Diğer tüm fenolik bileşikler gibi, antioksidan aktivitesi olduğu düşünülür. Bu sayede, reaktif oksijen türevleri temizlenir, DNA hasarına engel olunur ve hücre membranına lipid peroksidasyonu önlenir.
  • Anti-aging etkilidir; yaşlanmayı yavaşlatıcı hatta yaşam süresini uzatıcı etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu etkiyi, insülin sensitivitesini arttırması, sirtuin geninin (SIRT[1][7])enzimatik aktivitesini arttırıcı etkisi, ayrıca mitokondri sayısını arttırıcı etkisi ve antioksidan etkisi ile gerçekleştirmektedir.
  • İnflamasyon karşıtı etkisi ile doku hasarı ve hücresel proliferasyonu baskılar. Cild yapısını korur.
  • Karaciğerden lipoprotein üretimi ve sekresyonunu baskılayıcı etkisi saptanmıştır. Kan yağlarını düşürücü etkisi saptanmıştır. Karaciğer hücre kültürü çalışmalarında, kırmızı üzümün hepatik LDL reseptör aktivitesini ve HMG-CoA redüktaz aktivitesini arttırdığı da saptanmıştır.
  • Anti-aterojenik (damar sertliğini önleyici) etkinin; artmış metabolik hız, antioksidan etkinlik, azalmış lipid peroksidasyonu sonucu olabileceği düşünülmektedir.
  • Vücut ağırlığının düzenlenmesine yardımcı olur.
  • Bir polifenol olan resveratrolün, vasküler tonus düzenleyici ve anti-platelet etkileri saptanmıştır.
  • Söz konusu etkileri ile resveratrolün yüksek vücut ağırlığının düzenlenmesi, kardiyovasküler, serebrovasküler hastalık, diyabet ve kanserle bağlantılı süreçlerde etkili olması söz konusudur.[1][8]

resveratrol_graphics1

Beslenme  ve diyet uzmanı İPEK AĞACA ÖZGER Resveratrol hakkında ne diyor?

 

https://www.youtube.com/watch?v=L1mYLAC_dBk

Kaynaklar

  1. ^ a b c P. Aribal Kocaturk, G. Ozelci Kavas and D. Iren Buyukkagnici. “Pretreatment Effect Of Resveratrol On Streptozotocin-Induced Diabetes”, Biol. Trace Elem. Res., 118(3): 244-249. (2007).
  2. ^ a b P. Aribal Kocaturk and G. Ozelci Kavas. “Resveratrol effects on streptozotcin-induced diabetes”. Trace Elem Electrolytes 24 (2), 112-116 (2007)
  3. ^ G. Ozelci Kavas, P. Aribal Kocaturk and D. Iren Büyükkagnici. “Resveratrol: Is There Any Effect On Healthy Subject?”. Biol. Trace Elem. Res.,118(3): 250-254 (2007).
  4. ^ a b 1. J A. Baur et al., “Resveratrol improves health and survival of mice on a high-calorie diet”, Nature 444, 337-342 (2006).
  5. ^ S. Pal, et al., “Red Wine Polyphenolics Increase LDL Receptor Expression and Activity and Suppress the Secretion of ApoB100 from Human HepG2 Cells”, J. Nutr. 133,700-706 (2003).
  6. ^ B. Olas, et al., “Protective effects of resveratrol against oxidative/nitrative modifications of plasma proteins and lipids exposed to peroxynitrite”, J. Nutr. Biochem. 17, 96-102 (2006).
  7. ^ C. Plin, et al., “Resveratrol protects against cold ischemia-warm reoxygenation – induced damages to mitochondria and cells in rat liver”, European J. Phismacol. 528, 162-168 (2005).
  8. ^ A.R. Martin, et al., “Resveratrol, apolyphenol found in grapes, suppresses oxidative damage and stimulates apoptosis during early colonic inflammation in rats”, Biochem. Pharmacol. 67, 1399-1410 (2004).

antiaging-6