İki Şey Çok Önemlidir…

İki Şey ‘Kalitesiz İnsan’ın Özelliğidir

kaliteli-insan
1- İspiyonculuk

ispiyonculuk

2- Dedikodu

gazetemag-dedikodu

İki Şey Çözümsüz Görünen Problemleri Bile Çözer

 1- Bakış açısını değiştirmekbakisacisi1bakisacisi22- Karşındakinin yerine kendini koyabilmekempati

İki Şey yanlış Yapmanı Engeller

1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek

dog
2- Hak yememek

adalet-ve-sevgi

İki Şey Kişiyi Gözden Düşürür

1- Demagoji (Laf kalabalığı)

laf_salatasi_by_canerator
2-  Böbürlenmek(Kendini ağıra satmak, övmek, vazgeçilmez göstermek)

hqdefault

 

İki Şey İnsanı ‘Nitelikli İnsan’ Yapar

1- İradeli Olmak (Nefsine Hakim Olmak)

 

nefsine hakim olmak
2- Uyumlu Olmak

uyumsuzluk

İki Şey ‘Ekstra Değer’ Katar 

1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak

hitabetvediksiyon
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

hizliokumateknikleri

İki Şey Geri Bırakır

1- Kararsızlık

kararsizlik
2- Cesaretsizlik(Korkaklık)

yavuz-sultan-selim-cesaret

İki Şey Kaşif Yapar

1- Nitelikli Çevre

efsane-bilim-insanlari
2- Biraz Delilik

f4

İki Şey Ömür Boyu Boşa Kürek Çekmemeni Sağlar
1- Baskın yeteneği bulmak

einsteinaslindaherkesdahidir
2- Sevdiğin işi yapmak

sevdigin_isi_yap

 

İki şey Başarının Sırrıdır
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek

ustacirakiliskisi
2- Kendini güncellemek

 

kendiniguncellebilginiguncelle

 

İki Şey Başarıyı Mutlulukla Beraber Yakalamanın Sırrıdır
1- Niyetin saf olması

kalp-mevlana-sozleri-misafir-olum-kalbini-temiz-tut
2- Ruhsal farkındalık

ruhsalfarkindalik

İki şey Milyonlarca İnsandan Ayırır

1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak

cozum-odakli
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

resim017

İki Şey Gelişmeyi Engeller
1- Aşırılık (mubalağa,abartı,ifrat,tefrit)

abartmakkarikatur
2- Felakete odaklanmış olmak

umutsuzluk-hakkinda-sozler-1-700x467

İki Şey Çözüm Getirir
1- Tebessüm

tebessum
2- Sukut (susmak)

bey-sabirli-ve-sakin-olmalidir-sabir-ve-sukunet-bey-icin-bir-ziynettir-bunlar-beyligin-basta-gelen-meziyetleridir-392

İki Şeyin Değeri Kaybedilince Anlaşılır
1- Anne

anne-ve-cocuk
2- Baba

baba-ve-bebek

İki Şey Geri Alınmaz
1- Geçen zaman

zamanigerialmak
2- Söylenen söz

dilin-kemigi-yoktur-bir-vurusta-oldurdugu-insan-coktur

İki Şey Ulaşmaya Değerdir
1- Sevgi

sevgi
2- Bilgi

bilgipaylastikcacogalanbirguctur

Haftada 5 gün 40 saat tek maaşa çalışmak kaderiniz mi?

İşte Başka Bir Hayatın İpuçları

Para kazanmaktan servet elde etmeye giden yol bana hep Tolstoy’un “İnsana ne kadar toprak lazım” hikayesini çağrıştırır.

Evet, çok büyük paraların açgözlülüğü ve hırsı insanı insan olmaktan çıkarıyor. Para araç olmaktan çıkıp amaca dönüşüveriyor.

Ama diğer yandan artık dünya da değişiyor.

Bugünün sistemi çalışana ne sunuyor?

“Pazartesi sabah işe başla, Cuma akşamına kadar sadece akşamları evet yatıp uyumaya git-gel. Cumartesi-Pazar kendine gelip biraz enerji topla sonra da tekrar işbaşı yap, ben de bunun karşılığında sana günlük 100 lira vereyim (Günlük 100 lira 2200 TL’lik maaşa tekabul ediyor)”

İşte tam olarak bunu sunuyor, eksiği yok, fazlası var. 

Peki bir de şu iki bilgiye göz atalım;

–  Çalışanların %68’i çalıştığı işinden hemen bugün ayrılmak istiyor.
 
–  Ayrılmak isteyenlerin %75’i manevi tatminsizlikten, mobbing’den, saygı görememekten, değersiz hissetmekten dolayı ayrılmak istiyor. (Kaynak: Konda)

 

Concept of pressure with boss screaming on the megaphone

 

Yani hadi desek ki, “Evet, günlük 100 lira veriyor ama seni geliştiriyor, motive ediyor, değerli hissettiriyor, yani manevi tatmin sağlıyor.”

E, o da yok…

Üstelik, ilkokul bitince ortaokula, ortaokul bitince liseye, lise bitince üniversiteye, üniversite bitince bir işe kapağı atmaktan başka hedefi olmayan bir birey, iş hayatı boyunca da emekliliği hayal ediyor.

Yani aslında kendimizi bildiğimiz andan itibaren sürekli bir sonraki aşamaya geçmeye çalışa, hayalleri ve güzel bir yaşamı erteleye erteleye gidip muhtemelen romatizma, kalp ve şekerle boğuşacağımız emeklilik günlerine öteliyoruz.

Peki böyle bir hayat gerçekten yaşamaya değer mi?

Sürekli ayın sonunu getirmeye, sürekli kartın asgarisini ödemeye dayalı bir hayat sırasında manevi olarak mutlu olabilir mi insan?

***

 

is

PEKİ NEDEN BÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUZ?

Son iki yılda hem araştırmalarım, hem tanıştığım çok çeşitli hayat hikayeleri çok farklı bir projeksiyon çizdi bana.

Şunu anladım; hayat insana “az ama garanti bir para” sunuyor. Karşılığında da “Çok ama herkesin de vermekte olduğu bir değerli zamanını” istiyor.

İnsan da nasılsa herkes aynı durumda diye bundan rahatsızlık duymuyor.

Konfor alanı yani günlük 100 lira garanti para da riske girmekten daha kolay geliyor.

***

EVET, BAŞKA BİR HAYAT MÜMKÜN?

Peki nasıl olacak?

Öncelikle bu sisteme karşı çıkmanın en doğru yolu bilinçli ve planlı şekilde bu sisteme girmek. Yani “iş hayatına girmeyelim” diye bir öneride bulunmuyorum. Girelim, ama akılcılığımızı kaybetmeden, ne yaptığımızı bilerek girelim, 20’li yaşlarda emeklilik hayalleriyle değil.

Mesela, algılarımız sürekli açık olacak, sürekli yeni fırsatlar kovalayacağız. Fırsat kovalamaktan kastım da biraz daha yüksek maaşlı bir iş olmayacak.

BİR ÖRNEK

Şahit olduğum bir örnekte, çalıştığı şirket ve aldığı maaş kendisine dar gelen bir beyaz yakalı arkadaşım patronuna gidip ona bir öneride bulundu.

Haftada 2 gün geleyim, işleri e-posta ile sürekli takip edeyim, sen de maaşımın yarısını öde.

Patron bu teklifi kabul etti. Arkadaşım geriye kalan 5 gününden bir gününü başka bir şirkete, diğer gününü de diğer bir şirkete “kiraya verdi, yine ilk maaşının yarısı karşılığında.

Danışman gibi çalışmanın avantajıyla patron(ları) artık onu şirketin bir malı gibi görmemeye başladı. Esnek saatlerde gidebilir hale geldi, sabahları eşiyle kahvaltı yapmaya, biraz daha geç kalkmaya, çocuğunu sevmeye fırsatı olmaya başladı.

O da ilginç bir şekilde “Nasılsa önümde uzun bir hafta var, yarın yaparım, sonraki gün yaparım” demeyip “Süre belli, bir tek bugün buradayım” diyerek bütün işlerini hızlıca yapmaya başladı.

Üstüne üstlük birkaç şirketin danışmanlığı onun deneyimine çarpan etkisi yapmaya başladı.Konferans ve eğitimlere davet edilmeye, oralardan da ücretler almaya başladı.

Bu güzel-yoğun hayat onu daha da “önemli” biri haline getirdi. Üç şirketin danışmanı ve bu alanda bir eğitimci olunca haliyle bir dergide yazma teklifi geldi. Kendi alanında TV ekranlarında görünmeye başladı.

Şimdi o ilk tam zamanlı maaşının tam 3.5 katını alıyor.

Ve o maaşı terk edeli sadece 1 yıl oldu.

***

BU ÖRNEK BİR İSTİSNA MI?

Hayır, bu örnek bir istisna değil, bir bakış açısı değişimi, bir farkındalık hikayesi.

O arkadaşım patronuna o ilk teklifini yapmasaydı haftaiçi saat 10’da kahvaltı yaparken klavyesindeki tuşların arasına simit susamı ekmeye devam edecekti.

***

PEKİ YA MAVİ YAKALI?

Diyebilirsiniz ki, hadi o iş e-posta ile ilerleyebiliyordu. Peki ya bilek gücüyle, tezgahta yapılan işler?

İşte bir örnek daha.

Meral isminde bir genç kızın hikayesi, yine yakından tanıdığım bir hikaye.

Bir matbaada çalışan, satış temsilcisi türevi bir iş yapan ama matbaanın bütün iş yükünü üstlenmiş bir genç kız. Gelen siparişleri üretime bildiriyor, siparişini alıyor, faturasını kesiyor, tahsilatını yapıyor.

Yani şirketlerde çalışan yüzbinlerce genç kızdan biri.

Matbaa işi yaptıkları için reklam ajansları da onlara iş yaptırıyor.

Meral işini o kadar titiz, o kadar temiz yapıyor ki reklam ajanslarından birinde ona iş yaptıran kişinin dikkatini çekiyor.

Kendi ajanslarında çalışan, Meral’den 3 kat daha fazla maaş alan kızlardan çok daha tertipli, çalışkan olduğuna kanaat getirip yöneticilerine Meral’den bahsediyor.

Ve yine gerçek olan bir külkedisi masalı daha..

Bugün Türkiye’nin uluslarası ortaklı dev bir ajansının üst düzey yöneticisi Meral.

Kendisini öyle güzel yetiştirmiş ki işe girdikten sonra, yükselmeye de kendisini geliştirmeye de hep devam etmiş.

***

ALTERNATİF İŞLER

Bu hikayeler biraz daha kurumiçi girişimcilik öyküleri.

Peki bir yerde çalışırken oradan ayrılmadan ya da patron teklifinizi kabul etmezse ne yapabilirsiniz?

O zaman da alternatif gelir kaynakları, alternatif iş imkanları var.

Bunlardan biri de Network Marketing.

Kötüye kullanan, sistemi tek taraflı kurgulayan şirketlerden dolayı adı kötü anılsa da uluslararası dev network marketing şirketleri var. Dahası Türkiye’de henüz olmasa da bazı global markalar bazı ülkelerde tüm satışlarını network marketing üzerinden gerçekleştiriyor.

Doğru ve size uygun bir şirketle çalışarak ek gelirler oluşturabilirsiniz.

Ama bu noktada önerim; son paranızla gireceğiniz bir iş olmasın network marketing, çok hızlı para kazanma stresi sizi daha da olumsuz etkiler, başarılı olma potansiyeliniz varsa da olamazsınız.

Eğer yeni bir cep telefonu alacak paranız var da onunla farklı bir şeyler denemek istiyorsanız işte o zaman, tekraren söylüyorum, doğru şirketi araştırarak, ince eleyip sık dokuyarak bulacağınız bir şirkette deneyebilirsiniz.

***

Daha çok örnek var, okuyup da ikna olmazsanız e-posta gönderin, başka örnekleri de bir başka yazıda yazabilirim.

***

Şanlıurfa’da ORTA SALON buluşmaları adında bir konferansa katıldım.

Genç MEMUR-SEN Genel Başkanı Eyüp Beyhan, Genç BİRLİK Genel Başkanı Ahmet Öznaneci ve Türkiye’nin en genç belediye başkanı Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli ile çok keyifli bir buluşma oldu.

Şanlıurfa parlayan yıldızı olacak güneydoğunun. Buna kalpten inanıyorum. Çünkü her yıl en az 3-4 kez gittiğim Şanlıurfa’da her gidişimde yepyeni gelişmeler görüyorum.

 

haber.star.com.tr yazarı : Ömer Ekinci

Kaynak: http://haber.star.com.tr/yazar/haftada-5-gun-40-saat-tek-maasa-calismak-kaderiniz-mi-iste-baska-bir-hayatin-ipuclari/yazi-1111357

“Nasılsın?” diye sorulduğunda verdiğin cevap çok önemli! Neden mi?

İÇİMDEN BİR SES DİYOR Kİ..

 

images

 

Birisi sana ”Nasılsın?” diye sorduğunda
Verdiğin cevaba dikkat et!
Neden mi?
“Berbat”, “çok kötü”, “sıkkın”
ve buna benzer olumsuz kelimeler seçtiğin zaman
Hükmen kaybettin demektir…
Bilmelisin ki öz benliğin(bilinçaltın), bunları emir olarak alır ve işleme koyar
Nerde bir sıkıntı, kötü, berbat şey varsa hayatına çeker getirir
Sende onları yaşamak zorunda kalırsın
Unutma!
Senin her zaman
Yapacak güzel şeylerin vardır…

Öncelikle sen Kendine başkalarından daha yakın olmalısın.
Naif psikoloğunun sesini yani iç benliğin olan benim sesimi dinle!
Hala daha yeteneklerini keşfetmemiş olabilirsin.
O zaman kendi gücünü keşfetmenin zamanı geldi demektir…
Boş boş durma, bir kurtarıcı da bekleme hayatında ne olacaksa
kendi özgür seçimlerinin getirisi olacaktır.
İşte bu yüzden küçük de olsa mutlaka hedeflerin olsun.

Sakın işsizim deme, bir şeyler yap…

Ben işsizliğin var olduğuna inanmıyorum…

İş, illa ki çok para ya da kariyer getiren bir şey değidir.

İş onu yaparken, yani üretirken mutlu olduğun şeydir.

Para ve kariyer sonradan gelir.

Hiç kimse bir anda zirvede olmaz.

Basamaklar beşer beşer, onar onar çıkılmaz.

Bir anda merdivenlerin
onuncu basamağında olamazsın,
önce ilk adımı atmayı becerecek…
İbadet eder gibi çalışacaksın.
Ve geldiğin noktada yaptığın iş ne olursa olsun, en iyisi olacaksın…
Haksızlığa uğradığın zamanlarda bile,
hiçbir şeyden korkmadan, üslubunu bozmadan
Hakkını savunacaksın!
İnsanlık hali, yapacak bir işin,
gidecek bir yerin olmadığı zamanlarda bile küçük bir saksıya bir çiçek dikebilirsin.
Evinin en güzel köşesine de onu büyütebilirsin.
Mesela ona bir ismi koyabilir, her gün onunla sevgiyle ilgilenebilirsin…

Çevrende yardıma ihtiyacı olan insanlara imkanların ölçüsünde yardımedebilirsin.

Bilmelisin ki,

Yardımsever olmanın huzuru hiçbir şeyde yoktur…

Sen herşey de bir mantık ara ve mantıklı ol!

Fakat mantıklı oluşun duygularını yaşamana

Engel olmasın…

Hissediyorsan Aşık ol…

Aşkının karşılığı olmasa bile, ah edip, vah etme…

Bu güzel duyguyu yüreğinin derinliklerinde yaşa…

Sabretmeyi öğren…

Ama sabrederken boyun eğmeyi değil,

Mücadele etmeyi…

Seni yıpratan, mutsuz eden insanlardan

Mutlaka uzak dur…

Yaşam enerjini,

Enerji vampirlerine kaptırma

Gerektiği yerde ”HAYIR” demesini bil!

Bu dünyada seni terk etmiyecek, tek kişi o da yine sensin
Bu yüzden kendini SEVMEYİ öğren…

Ama, birisi sana ”NASILSIN?” diye sorduğu zaman
Sakın “Berbat”, “çok kötü”, “sıkkın” deme!
En azından şükret! “Çok şükür” de
ŞÜKRET!

Ben daima seninleyim!
Ne kadar küçük olursa olsun ilk adımı isteyerek at.
İyileşmeyi ve öğrenmeyi tüm içtenliğinle iste,
MUCİZELER mutlaka gerçekleşecektir.

KENDİNLE BARIŞ, DÜNYA SENİNLE BARIŞMAYA HAZIR!

9c3ac06707c15f5ae5c8eb6e89c69358

Dünyanın En iyi Kişisel Gelişim Kitabından 38 Altın Kural

Yaratılanın Tavsiye ettiği KİŞİSEL GELİŞİM REHBERİ mi daha yararlı olur, Yoksa Yaradanın Tavsiye ettiği KİŞİSEL GELİŞİM REHBERİ mi?
kurandakisiselgelisimayetleri

 Kur’an’ı Kerim’de kişisel gelişim ayetlerinden bazıları:

  • Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.
  • Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu
    aklından çıkarma.
  • İsra 37: Kibirli olma alçakgönüllü davran.
  • Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.
  • Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.
  •  Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
  • Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.
  •  Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.
  • Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine ölüm gerçeğiyle yüzleş.
  •  Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.
  •  Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.
  •  İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.
  •  Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.
  •  Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.
  •  Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.
  • Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir
    etme.
  •  Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
  •  Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine senden zor durumda olanları görüp rahatla.
  •  Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
  •  Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
  •  Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan önce sen güvenilir ol.
  •  Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.
  •  Münafıkun 4: Bencil olma tebrik etmeyi bil.
  •  Saff 2: Yalandan uzak dur.
  •  Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin hayatını esir almasına izin verme.
  •  Ankebut 41: İyi bir dostun paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
  •  Al-I İmran 92: İyilik yapma arzunu şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır asla unutma.
  •  En’am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.
  •  En’am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler hayatının kabusu olmasın.
  •  Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
  •  Hacc 46: Kendini hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.
  •  İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.
  •  İsra 23: Anne ve babana ‘off’ bile deme.
  •  Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.
  •  Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını Kabul et.
  •  Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.
  •  Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.
  • Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

 

Depresyon?

STEPHEN HAWKİNG’DEN DEPRESYONDA HİSSEDENLER İÇİN İLAÇ GİBİ BİR MESAJ VAR!

stephen-hawking-kimdir_-hayatı

 

 

Gelmiş geçmiş tüm zamanların en önemli bilim adamlarından Stephen Hawking’e ALS hastalığı teşhisi konulduğunda 21 yaşındaydı. Kariyerinin zirvesine doğru yol alırken bedeni ona kötü bir oyun oynamaya başladı. Tam anlamıyla şanssızlıktı yaşadıkları.

Hastalığı yüzünden kötürüm kaldı. Keskin zekası olumsuzluğa saplanıp kalmasını engelledi. Tersine yoğun bir hevesle kendini fizik alanına adadı. Doktorların ona iki üç yıl ömür biçmesine rağmen içinde bulunduğu olumsuz şartları olumluya çevirdi ve bugün başta büyük patlama teorisi olmak üzere pek çok çalışması ile dünyaca tanınan bir bilim adı haline geldi.

Tabi ki Hawking durumuyla baş etmeye çalışırken zor zamanlar yaşadı. Ancak her zaman hayatta şükür duyacak şeyler olduğunu düşündü.

İskemleye mahkum olduğu bu hayatta konuşamıyor ve hareket edemiyor ancak kendi geliştirdiği bir teknoloji ile iletişim kurabiliyor.

Royal Institute Londra’da yaptığı bir konuşmada depresyonu kara deliğe benzetiyor ve her ikisinden de kaçmanın imkansız olmadığını söylüyor.

Konuşmanın devamında ise depresyon ile ilgili ilginç fikir ve öneriler var. İçinde bulunduğu zor duruma rağmen depresyon ile barış imzalayan Hawking diyor ki :

“Kara delikler boyandıkları kadar kara değildir. Eskiden düşünüldüğü gibi sonsuz hapishaneler değiller. Kara deliklerin dışına ve muhtemelen de başka evrenlere çıkış yapılabilir. Yani bir kara delikte olduğunuzu düşünüyorsanız vazgeçmeyin. Bir çıkış mutlaka var. Aşağıya değil yukarıya yıldızlara bakın. Asla çalışmayı bırakmayın. Çalışmak yaşamınıza bir anlam ve amaç katar. Aşkı bulacak kadar da şanslıysanız eğer, bilin ki aşk orada, ona da sıkıca sarılın.”

Hawking’e engeli sorulduğunda şöyle diyor:

Kurbanın istediğinde hayatını sona erdirme hakkı olmalıdır. Ama bence bu büyük bir hata olur.Hayat ne kadar kötü görünürse görünsün yapabileceğiniz ve başarabileceğiniz bir şey vardır. Hayat varolduğu müddetçe umut vardır.”

Ve ardından son derece ilham verici bir mesaj veriyor:

Eğer engelliyseniz, muhtemelen bu sizin suçunuz değildir ancak bunun için dünyayı suçlayıp insanların size acımasını beklemek de iyi bir fikir değil. Olumlu bir tutum ile içinde bulunduğunuz durumdan en üst seviyede fayda sağlayabilirsiniz. Fiziksel olarak engelli olan biri bir de üstüne psikolojik olarak engelli olmayı kaldıramaz. Bence insanlar fiziksel engellerinin zorluk çıkarmayacağı işlerle ilgilenmeliler. Korkarım engelliler için Olimpiyat oyunları bana hitap etmiyor ama zaten atletizmi hiç sevmediğimi söylemek kolay benim için. Öte yandan bilim engelliler için son derece uygun bir alan çünkü zihinde gerçekleşiyor. Tabi kişin deneysel kısmı zaten böyle insanlar için yapılıyor ama teorik kısmı neredeyse ideal.

Yapamadığım şeyler teorik fizik alanında çalışırken hayatımda tam olarak bir engel oluşturmadı. Ailem, eşim, çocuklarım ve meslektaşlarımdan büyük yardım gördüm. Genelde insanların yardım etmeye hazır olduklarını biliyorum ancak elinizden gelenin en iyisini yaparak çabalarına değdiğini görmelerini sağlayarak onları cesaretlendirmelisiniz. “

Hayat size ekşi limonlar sunmuş olabilir ama şüphesiz onları kullanmanın bir yolunu bulabilirsiniz”