Gizli Network Marketing Sırları 10


SAĞLAM BİR DURUŞ

Bu konu benim favorim.

Bu neden bu kadar önemli ve ne işe yarıyor?

Network Marketing kariyerime başladığımda çok fazla girişken ve cüretkar değildim. Çok fazla utangaç sayılmasamda kısmen Beta sayılacak kadar çekingendim.

Tanımadığım insanlarla diyaloğa girmek benim için kolay değildi. 

Evimde, rahatlık alanımda öylece oturup cesaretimi toplamayı beklerken saatlerce telefona bakmışlığım olmuştur.

Aklım o insanları aramamak için sürekli bahane buluyordu.

Belli bir zaman sonra anladım ki, problemin asıl kaynağı benim duruş eksikliğimdi.

Liderlik ve otorite eksikliğiydi. Kaynağı da benim kendime olan özgüven eksikliğimdi.

Çaresizliğim, muhtaçlığımm, özgüvensizliğim telefondan karşı tarafa bir şekilde yansıyordu.

Aday bunu sesimden anlıyordu.

İnsanlar benim bu özgüvensizliğimi, muhtaç olma durumumu kendi egolarını güçlendirmeye yarayan bir araç olarak bile kullanıyorlardı.

Adayı sürekli olarak memnun etme, hoş tutma derdindeydim.

Network Marketinge yeni başlayanlar için bu durum genel bir sorundur.

Sen de Beta duruşundan Alfa duruşuna geçmediğin sürece organizasyon kuramayacaksın ve doğru insanları hiç bir zaman sponsor edemeyeceksin.

Sana bu konuda bir iyi bir kötü haberim var.

Kötü haber şu ki;

Başarman kolay değil çünkü, insanlar Alfa liderlere katılıyorlar.

İyi haberse ; bu makale ile sana öğretiyor olduğum strateji ve taktiklerle Betadan Alfaya dönüşebilirsin.

DURUŞ bir aday için ne ifade ediyor, ne anlama geliyor?

Cevabı çok basit.

Dobra dobra konuş.

Senin ilgini çekene ve kalitesini sana ispatlayıncaya kadar telefonun diğer ucundaki şahıs sadece bir sestir ve sadece bir telefon numarasıdır. 

Karşı taraftaki kişinin bir doktor, mühendis, mimar, avukat vs olması umrumda bile değil.

Sıradan başka bir insan nasıl yapıyorsa bu insanlar da benim çok değerli zamanımı kolayca harcayıverirler.

Benim zamanıma layık olmalılar.

Benim onlara ayıracağım zamanıma değmeleri gerekir.

Kısaca zamanımı ayıracağım adayların zamanımı hak etmeleri gerekir.

Bu düşünce ve hareket tarzının Network Marketingde ne kadar önemli olduğunu sanırım anladın.

186297_5_

Eğer DURUŞ konusunda sıkıntıların varsa, bu sıkıntıyı halletmenin ilk ve tek yolu şudur.

Dik otur veya ayakta dur.

durus

Sesinde ENERJİ olsun.

Karşı tarafın sunu bilmesi lazım ; sen bir altın madeni bulmuşsun ve o madenin tek sahibisin.

Eğer senin normaldeki halin bu değilse o zaman bunu değiştir.

Ünlü bir iş adamı olduğunu ve işe alacağın adaylarla konuşurken nasıl tavır takındığını bu profile göre hayal et.

Adaylarınla konuşurkenki halin kendini bir iş adamı gibi konumlandırdığın halinden farklı olmamalı.

Sen Donald Trump'sın bu şekilde hayal et ve o şekilde davran.

images (1)

DURUŞunu telefona yansıtmanın yolu görüşmenin kontrolünün sürekli olarak sende olmasıdır.

Eğer aday soru soruyorsa ve sen de o soruyu yanıtlıyorsan kontrolü kaybettin demektir.

Telefon görüşmesinin sonuna kadar kontrol onda olacaktır.

Hemen kontrolü geri kazanmalısın.

Görüşmenin, sadece senin icin değil aday için de, başarılı geçmesini istiyorsan kontrolü mutlak surette ve bir an evvel geri alman lazım.

Bunun yolu şu ; sorusunu duymazlıktan gel ve soru sor.

Adaylarına soru sormak kontolü sürekli olarak senin elinde tutar.

Aday : E nasıl bir iş bu? Biraz bahset bakalım. Firma hangisi ? 

Sen : Güzel bir soru Ahmet fakat o aşamaya henüz gelmedik. Henüz erken. Bu bir görüşme sadece ve ben de sana zamanımı harcamalı mıyım yoksa harcamamalı mıyım onu anlamaya çalışıyorum. İstersen devam ederiz, istersen görüşmeyi şu an bitirebiliriz. Ne yapalım, ne dersin?

(Ters köşe soruyu görüyor musun ?) Şimdi kontrol tekrar sana geçti.

Peki ! Güçlü bir DURUŞ'un sana ve tabi ki, işine faydası ne olacaktır ? Bir defa, herşeyden önce, seni bir ALFA olarak konumlandırır. Eğer -henüz- değer sunan bir lider değilsen insanların seni takip etmesini bekleyemezsin. Onlara seni takip etmeleri için çok güçlü sebepler vermelisin. Bu bir. İkinci olarak, güçlü bir DURUŞ, seni insanların karşısında bir UZMAN yapar. Satış yapmaya, kapanış yapmaya çalışan bir SATICI degil. Biz satmayız. Biz faydalı bilgi sunarız. Biz tasnif ederiz. Adaylar karşılarında kendilerine yardım edebilecek profesyoneller görmek ister çünkü, bilirler ki, o profesyonelle çalışırlarsa yaşamları güzelleşecektir. Fayda sağlayacaklardır. Üçüncü olarak, saglam bir DURUŞ senin kurallarının geçerli olmasını saglar. Senin kuralların geçerlidir. Adayın değil. İnsanlar sana firman ve/veya ürünlerin ve/veya komisyon planın güzel diye katılmazlar. 

Sana katılmalarının en başta gelen 2 sebebi, 1) SEN ve 2) senin SİSTEMİN'dir. Adaylar seni bir ALFA Networker olarak görürler. İstedikleri başarıya ulaşmalarına yardım ede(bile)cek birisi olarak görürler. Bunun dışında her şey ikincil derecede önem taşır. Sana duruşunu geliştirmenin çok az bilinen bir taktiğini söyleyeyim. İlk 5 adayına HAYIR de. Bunu yap. Onlara üzgün olduğunu, fakat bu iş için malesef onların aradığın kişiler olmadıklarını onlara söyle. Bak bakalım ne oluyor!

Bu egzersiz, senin kafa yapını değiştirir. Duruşunu değiştirir. Bu pratiği yapman, sende tüm ALFAlarda olan ZENGİNLİK, BOLLUK, KORKUSUZLUK ve BEREKET anlayışının gelişmesine ve bu anlayısın sende kalıcı olmasına neden olur. "Kaybeden" anlayışından kurtulmanı sağlar. Beynin daha sonra senin bir LİDER olduğunu kavramaya ve kabul etmeye başlar.

İnanması güç ama bu fikre inanmaya başlar. Başarının senin dışındaki şartlara, olaylara, insanlara, onların ne dediğine bağlı olmadığını anlar.

Bu işi doğru yapmak istiyorsan ve doğru yaptığından da emin olmak istiyorsan bu taktiği gün içinde karşılaştığın insanların, adayların EN AZ %50'sine uyguluyor olmalısın.

Karşılaşacagın insanların çok büyük kısmı, seninle iş ortağı olmak için uygun nitelikleri taşıyan insanlar olmayacak. Bunu baştan kabul etmelisin. Sonuçta, senin aradığın bir kaç tane adam gibi adam. Öyle değil mi? 

Akıl Oyunları Taktiği (Self Hipnoz)

Sana garip gelir mi bilmiyorum ama sen düşündüğün gibi birisi değilsin arkadaşım. Sen, insanların seni düşündükleri gibi de değilsin. Sen, insanların seni düşündüklerini düşündüğün gibisin. Bunu birazdan sana detaylandıracağım..

Sana çok değerli bir teknik/taktik daha veriyorum. Bir adayla konuşurken şunu düşünmeyi dene ; 

"Beni, karşı konulmaz buluyorsun"

Şu şekilde düşünme ama : "Ben karşı konulmaz birisiyim" 

BEN KARŞI KONULMAZ BİRİSİYİM diye düşündüğün zaman beynin aslında bunun doğruluğunu reddeder.

BENİ KARŞI KONULMAZ BULUYORSUN cümlesinde ise tam tersi durum söz konusu. Buna inanıyorsun. Niçin ? Çünkü, BENİ KARŞI KONULMAZ BULUYORSUN cümlesini söylediğin zaman, bunu kendi kendine söylemiş olsan da, bu cümlenin sanki karşıdaki kişi tarafından sana söylendiğini düşünüyorsun.

Bu cümle sanki onun ağzından sana söyleniyor. Bunun denemesini yap. Bir kişiyle, bir adayla karşılaştığın zaman gözlerinin içine bak, tebessüm et ve şunu düşünmeye başla : BENİ KARŞI KONULMAZ BULUYORSUN !

1459427984-phpktvdc9

Yüreğinde hisset. Olayın tamamen içine gir. Bu cümleyi sürekli tekrar et. O an nasıl hissettiğini, o anki duruşunun nasıl olduğunu, o anki gülümseyişinin nasıl olduğunu gözlemle...Ve sonuçları benimle mail yada yorum yoluyla paylaş. destek [ @ ]parazan.com mail adresimden bana ulaşabilirsin. 

Bunu telefonda konuştugun yeni bir adaya, organizasyonundaki bir kişiye de uygulayabilirsin. 

Hızlıca bir kaç örnek daha verelim.

“Beni orijinal, karizmatik bir lider olarak görüyorsun”

“Organizasyonuma katılmak için daha fazla bekleyemezsin”

Organizasyonundaki bir kişiye ;

“Beni yardımsever bir danışman ve eşsiz bir lider olarak görüyorsun”

“Benim dünyadaki en iyi sponsor olduğumu düşünüyorsun”

Bu taktiği iyice özümse. Bunu kendi kendine sürekli olarak söyle ve kendini bunun doğru olduğuna inandır. Kendindeki enerjiye,dönüşüme şaşıracaksın ve düşündüğün gerçeğe dönüşmeye başladığını göreceksin.

SINIFLANDIRMA VE SATIŞ ARASINDAKİ FARK

Sen bir satıcı mısın yoksa bir ağ pazarlama profesyoneli misin? 

1422258069_SAM_0943

Şimdi seni özgürlüğe götürecek olan stratejiyi öğreteceğim kısma geldik..

Network Marketing işine başlama niyetinde olan pek çok insanın aklında şu vardır.

Network Marketingde başarılı olabilmem için satmayı çok iyi bilen bir profesyonel olmalıyım.

Bu tamamen yanlıştır.

Biz Networkerların her zaman söyledikleri bir şey vardır.

Biz sınıflandırır ve market ederiz. Biz satmayız sunarız.

Network Marketingde en hızlı şekilde başarısız olmanın yolu bir satıcı olmaktır. 

Diyelim ki süper bir satıcı var...Ayda 20-30 kişiyi sponsor ediyor. Birinci ay tamam, ikinci ay tamam ama ya sonra ? Kopyalama olmadığı icin grubundaki kimse onun gibi yapamıyor, tabi bu süper satıcının işi durma ve hatta bitme noktasına geliyor. İşi durma hatta bitme noktasına geliveriyor.

Sebebi, ise aldığı distribütörler onun gibi değiller de ondan.

Fakat bizim SuperStar bunun hala farkında değil...

"Childish Things" -- Kara (Melissa Benoist, pictured) does her best to support Winn when his father, the supervillain Toyman, breaks out of prison and seeks out his son for unknown reasons, on SUPERGIRL, Monday, Jan. 18 (8:00-9:00 PM, ET/PT) on the CBS Television Network. Photo: Robert Voets/CBS ©2015 CBS Broadcasting, Inc. All Rights Reserved

İşte bu yüzden , etkili bir sistemin olması gerekiyor.

İşin yarısını sistem yapar. Diğer yarısını sen.

Tekrar hatırlatayım.

İnsanlar işe katılmıyor. İnsanlar sana katılıyor.

Sen ve senin Alfa veya Beta kimliğin sponsorluk başarının belirleyici faktörü oluyor.

Satış yaptığın sürece yük her zaman senin omuzlarında olacak . Bu şartlara fazla dayanamayacaksın ve biteceksin.

Sana yeni katılan adayına sunabileceğin bir değerin var mı?

Sen bir Alfa lider misin ?

Sana katılmış olmak bu adayı güçlendirecek mi ?

Bu sorular uzayıp gider...

Özetle şu noktaya geliyoruz...

Satış yapma . Ve satış yapıyor olduğunun farkına vardığın anda süreci durdur. Satşa son ver.

Pozitif bir adayla konuştuğun sırada, o heyecanla satış yapıyor muyum yoksa yapmıyor muyum sorularını sormak o kadar da kolay değildir, seni cok iyi anliyorum ama bu soruyu kendine sürekli olarak sorman lazım.

Adaya işin veya ürününün hakkında herhangi bir şey anlatmaya başladığın anda sen artık satış yapıyorsun. Artık sen bir satıcısın.

Eğer ona firmanın ve ürünün isminden başka bir şey söylüyorsan, hele hele delil gösteriyorsan, ispat sunuyorsan, kusura bakma ama sen bir satıcısın.

Bunu sana söylemek durumundayım.

Eğer onlara ürünün içeriği ve fiyatı hakkında bir şeyler söylüyorsan, yine kusura bakma ama sen bir satıcısın.

Eğer onlara ürünün veya fırsatın aslında ne olduğunu anlatmaya başlıyorsan , sen bir satıcısın.

Kusura bakma. Ama, dost acı söyler.

Eğer marketing planı veya komisyon planını anlatmaya başlıyorsan veya şirketin kurucusunun veya kurucularının özgeçmişinden bahsediyorsan, sen bir satıcısın.

Bunu sakın yapma . Bunu asla yapma.

Profesyoneller sınıflandırır. Amatörler satar.

Kendini her zaman profesyonel bir promosyoncu olarak düşünmelisin.

Yapman gereken şey mümkün olduğunca fazla sayıda insana bilgi dağıtmaktır. Bu bilgi dağıtım işini öyle bir şekilde yapabilmelisin ki, insanlar fırsat ve/veya ürün ve/veya çözümün karşısında heyecanlanmalılar.

Aslında, networkçülerin çoğu tarafından komplike haline getiriliyor olan iş bu kadar basit.

Senin tek işin, pazarlama (marketing) araçlarını mümkün olduğunca fazla sayıda insana sunmaktır. Senin adına “gerçek” satışı yapacak olan şey işte bu pazarlama (marketing) araçlarıdır.

Sistem, fırsatını/ürününü/çözümünü senin adına pazarlar. Websayfan olsun, bloğun olsun, CD olsun, DVD olsun, e-kitap olsun, broşür olsun.. İşin hammaliye, ayak-işi kısmını bu araçlar yapıyor olmalı. Sen değil. Bir cafe köşesinde ürün/fırsat hakkında saatlerce konuşulacak günler artık geçmişte kaldı. Bunu anlamak ve günümüz gerçeklerine göre hareket etmek durumundasın. Bu tür pazarlama (marketing) araçları, senin adına işi ve ürünü satacak olan araçlardır. Kafanı yorman ve kaygılanman gereken yer burası değil, kendini bir Alfa lider olarak konumlandırıp, satıp satamadığın konusudur. Senin yapman gereken tek satış budur.

  • Bırak, bu saydığım pazarlama araçları senin adına hem sınıflandırmayı yapsın hem de satışı yapsın. Bu fikri anla(ya)mayan veya anlamamakta ısrar eden insanlarla vaktini daha fazla harcama.
  • Senin gördüğün fırsatı nasıl göremezler diye arkadaşlarını, dostlarını, komşularını, yakınlarını eleştirme ve onları kınama.
  • Sunduğun fırsatı reddediyor olmaları seni ilgilendirmemeli.
    Seni ilgilendirmesi gereken şey, onlara reddedebilme özgürlüklerinin olduğu bir fırsat sunup sunmadığındır.
  • Bu işi herkes yapabilir ancak, herkes yapmayacak.
  • Dolayısı ile rahat ol.
  • Her yeni bir kişiye sunduğun fırsat veya ürün, gelecekte iyi şeyler olma potansiyelini taşıyan bir harekettir. Kendine bu anlamda ne kadar çok fırsat yaratırsan bu işte o kadar başarılı olursun.

Yazının devamı için tıkla..

images (1)

 

Comments

yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*