Aşk Hormonu “Oksitoksin” ile Gelen Mutluluk


AŞK HORMONU OKSİTOKSİN

Oksitosin, erişkinlerin rahatlamasını sağlayan bir hormondur.

Oksitosin

Artmış oksitosin düzeyleri ayrıca ilişkinizdeki güvenin artması ve bağlanmayla da ilişkilidir. 

Eğer hoşlandığınız kişi yanınızdan geçtiğinde kalbinizin deli gibi atmasının sebebinin “Eros’un aşk oku”nu size atmasıyla olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz :).

 

eros-un-oklarini-satiliga-cikarmasi_299714_m

Mitolojik safsataları bi kenara bırakalım ve bilim adamları ile araştırmacıların bu konudaki düşüncelerine göz atalım. Bilim adamları ve araştırmacılar, hoşlandığınız kişinin bir bakışının, bir sözünün kalbinizin hızlıca çarpmasına neden olmasının asıl sebebinin aşk hormonu “Oksitosin” olduğunu düşünüyorlar.

Oksitosin, rahatlama ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olan anti-anksiyetif etkileri olan bir nörohipofiziyal hormondur. Ağrı eşiğini yükseltir, aynı zamanda büyümeye ve iyileşmeye yardımcı olur. Sosyal etkileşim ve iletişimde güven duygusu sağlar. Oksitosin hormonu bir çok dokunma, koku ve ses ile aktifleşerek salgılanır. Başkalarına iyilik yapmak gibi psikolojik faktörlerde oksitosin seviyelerini arttırır.

4295_pet

Oksitosin kelimesi köken olarak “hızlı doğum” anlamına gelen Yunanca kelime oxys ve tokos kelimelerinden türetilmiştir. Bunun nedeni oksitosin hormonunun doğum sırasında vajina ve serviks genişlemesine yardımcı olmasıdır. Oksitosin yalnızca doğumu kolaylaştırmada yardımcı değil, aynı zamanda anne yeni doğan arasındaki bağı sağlar. Son zamanlarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki yalnızca anne ile bebek arasındaki bağı değil, sosyal ilişkilerde ve partnerlerle olan bağı da sağlayan oksitosin hormonudur. Kişinin içindeki güven ve cömertlik duygusunu açığa çıkarır. Yani vücudunuzdaki oksitosini arttırmak partnerinizle bağlanmanızı, daha iyi bir sevgili daha iyi bir ebeveyn olmanızı ve daha mutlu olmanızı sağlar. Etkilerini görmek için yapılan sayısız araştırmanın sonucuna göre oksitosin hormonu bunları gerçekten yapabilir. İşte size oksitosin seviyelerini arttıran etkenler;

4295_el_ele-300x225

Sarılmak ve el ele tutuşmak: Çiftler sarılarak, el ele tutuşarak oksitosin seviyelerini arttırabilirler. Her yakın temasta bu mucizevi hormonun salınışı artar. Bu sadece rahatlamanızı değil partnerinizle bağ kurmanızı da sağlar. Şimdi sahilde sevgilinizle el ele yaptığınız romantik yürüyüşlerin neden bu kadar huzurlu olduğunu biliyorsunuz.

Masaj yaptırmak: Dokunmanın oksitosin seviyelerini arttırdığını artık biliyoruz, bunu sağlamak için rahatlatıcı diğer bir yol ise masaj yaptırmaktır. Sadece vücudunuzu ve zihninizi sakinleştirmekle kalmıyor aynı zamanda tüm stressinizi de uzaklaştırıyor.

4295_masaj

Hayal kurmak: Oksitosin seviyelerini arttıran tek şey fiziksel temas değildir. Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki araştırmacılar evli kadınların kocalarını düşündüklerinde hızla oksitosin salgıladıklarını tespit etti.

Eğlenceli aktiviteler yapmak: Sevdiğiniz bir aktiviteyi yapmak, ister dans etmek olsun ister karaoke yapmak oksitosin seviyenizi arttırır. Eşinizle birlikte Bungee jumping yapmak yada bir roller coastera binmek gibi en heyecan verici aktiviteler bile oksitosin seviyenizi arttırır ve olağanüstü güçlü bir bağ kurmanıza yardımcı olur.

Egzersiz: Tempolu yürüyüş, yüzme ve diğer fiziksel aktiviteler vücuttaki oksitosin düzeylerini artırmak için iyi çalışır. Yoga da oksitosini artırmak için harika bir yoldur. Basit meditasyon ve nefes egzersizleri de aynı sonucu almanıza yardımcı olur.

Evcil hayvanlar: Her evcil hayvan sahibinin bildiği gibi evcil hayvanınıza sarılmak onunla oynamak çok rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Artık bunun nedenini biliyorsunuz. Evcil hayvanınıza dokunmak, tüylerini okşamak ve onunla oynamak oksitosin seviyenizi arttırır.

4295_face

Arkadaşlar: İyilik yapmak, arkadaşlarınıza ve ailenize hediyeler vermek oksitosin seviyenizi arttırır ve çok iyi hissetmenizi sağlar. Bazen sadece bir arkadaşınızı arayıp, onunla konuşmanız bile oksitosin seviyenizi arttırabilir.

Sosyal medya: Her ne kadar sosyal medyanın birebir iletişimi öldürdüğü söylense de Facebook ve Twitter’ ın insanlar üzerine etkilerini inceleyen araştırmacılar öyle düşünmüyor. Sosyal medya aracılığı ile iletişim kurmak da oksitosin seviyesini arttırabiliyor. Birebir iletişim her ne kadar daha güzel olsa da sosyal medya da oksitosin seviyenizi arttırmayı sağlıyor.

Tanıdık deneyimler: Yeni pişmiş kurabiye kokusu, sabahları kuş cıvıltılarıyla uyanmak, ailenizle güneşin batışını izlemek oksitosin seviyenizi arttıran kokular, sesler ve görüntülerdendir. Bu rahatlatıcı düşünce ve anılar zihninizi rahatlatır ve stresten uzak tutar.

Müzik dinlemek, iyi bir yemek yemek gibi bazı diğer faktörlerde oksitosin seviyenizi arttırır. Sarılmak, el ele tutuşmak ve öpüşmek gibi temas sağlayan faktörler oksitosini en çok arttıran şeylerdir. Bu sadece çiftlere özgü değildir. Bir anne- babanın bebeklerine sarılmaları da oksitosini arttırır. Aynı zamanda aileyi bir araya getirir, ilişkilerini güçlendirir. Daha mutlu ve bir arada bir aile ortamı sağlar. Stresten uzaklaştırır. ve sakinleşmenizi sağlar. Oksitosin seviyenizi yükseltecek ufak ip uçlarımızı kullanın böylece daha sakin ve sosyal bir hayat kurun.

Oksitoksin-Hurma arasındaki bağ ve hurmanın faydaları

 

dates

Oksitosin Hurma’da yüksek oranda bulunmaktadır. Hurmanın, özellikle hamile ve doğum yapan kadınlar için önemi ve faydaları, bugün bilimsel olarak da bilinmektedir. Hurma içerdiği %60-65 oran ile en çok şeker içeren meyvelerden biridir. Doktorlar, hamile kadınlara doğum yaptıkları gün meyve şekeri içeren yiyecekler verilmesi gerektiğini belirtmektedirler. Bunun amacı, annenin zayıf düşen vücuduna enerji ve canlılık kazandırmak, aynı zamanda da yeni doğan bebeğe gerekli olan sütün oluşabilmesi için, süt hormonlarını harekete geçirmek ve anne sütünü çoğaltmaktır. Ayrıca doğum sırasında meydana gelen kan kaybı, vücut şekerinin düşmesine sebep olur. Hurma vücuda tekrar şeker girişinin sağlanması açısından önemlidir ve tansiyon düşmesini de engeller. Kalori değerinin çok yüksek olması sebebiyle hastalıktan güçsüz düşmüş ya da yorgun olan kimseler için özellikle çok faydalıdır. Hurma insan vücudunun sağlıklı ve zinde kalabilmesi için hayati önem taşıyan 10`dan fazla element içermektedir. Bu nedenle günümüzde bilim adamları, insanın sadece
hurma ve suyla yıllarca yaşayabileceğini belirtmektedirler. Bu konuda tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak sütün bir insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söylemektedir.

hurma

Hurmadaki potasyum, beyne daha çok oksijen gitmesine yardımcı olarak berrak düşünmeyi sağlıyor. B1, B2 ve B6 vitaminleri sinir sistemini dinlendirip, güçlendiriyor. Bu sebeple strese, gerilime ve zihnî yorgunluğa en iyi gelen şeylerden birisi hurma yemek. Bunun yanında insan günde 15 tane hurma yiyerek vücudunun günlük demir ihtiyacını karşılayabiliyor. Böylece kansızlıktan korunmuş oluyor. Magnezyumun ise kasların düzgün çalışmasında ve vücutta kanserli hücrelerin meydana gelmemesinde tesiri var. Kalsiyum ve fosfata gelince, onların görevi vücudun kemik yapısını dengelemek. A vitamini de görme gücünü ve vücut direncini artırırken, bir taraftan büyüme ve gelişmeye yardımcı oluyor. Bu sebeple gelişmekte olan çocukların hurma yemesi çok faydalı. Bir de diğer meyveler genellikle protein açısından yetersiz iken, hurmada protein de var. Bu özelliği sayesinde vücudun hastalıklara karşı korunmasını sağlayıp, hücreleri yenileyebiliyor.

Ayrıca çok şekerli bir meyve olmasına rağmen hurmadaki şeker, kan şekerini hızla yükselten glikoz değil, meyve şekeri fruktoz. Bu şeker türü vücuda bol miktarda hareket ve ısı enerjisi kazandırıyor. Vücutta parçalanıp, kullanılması da daha kolay. Kandaki şeker düzeyini birden yükseltmediğinden şeker hastalarına da uygun. ”

Daha üst bir referans vermek gerekirse;

Meryem Suresi 23. Ayetlerde geçen Hurma ve Oksitoksin bağlantısını gösterebiliriz.

22 – Nihayet (Allah’ın emri gerçekleşti) Meryem İsa’ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere çekildi.

23 – Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim” dedi.

24 – Melek, Meryem’e, aşağı tarafından şöyle seslendi. “Sakın üzülme, Rabbin alt tarafında bir ırmak akıttı.”

25 – “Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün.”

26 – “Ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahmân (olan Allah)a bir oruç (konuşmama orucu) adadım. Onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım” de.

Başka Hangi Gıdalar Oksitoksin Salgılanmasına Yardımcı Olmaktadır?

Besinlerin oksitosin hormonu içermesi durumu söz konusu değildir. Fakat bir takım besinler, oksitosin hormonunun vücut içinde salgılanmasına yardımcı olmakta ve vücuttaki oksitosin seviyesinin artırılmasına katkı sağlayabilmektedir. Buna göre, oksitosin hormonunun salgılanmasını destekleyen bazı besinler şu şekildedir;

1. Yumurta:

yimirtaaaaaaaaaoksi

Çok iyi bir protein kaynağı olan yumurta, besleyici değeri son derece yüksek olan hayvansal kaynaklı bir besin maddesidir. Bu sağlıklı besin maddesinin protein, faydalı yağlar, vitamin ve mineraller içermesi dışında bir diğer özelliği ise, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olmasıdır. Sadece 1 adet yumurta tüketerek, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesini artırmak ve böylece de daha mutlu ve sakin hissetmek mümkündür.

2. Muz:

muzoksi

Anti-stres ve anti-anksiyete özellikleri ile bilinen muz, depresyon ve bunalım gibi psikolojik sorunlar ile mücadelede oldukça etkindir. Muz bu özelliğini başta, içermiş olduğu potasyum mineraline borçlu olsa da, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına katkı sağlaması da göz ardı edilmemelidir. Hemen herkesin severek tükettiği bir meyve olan muz, oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olduğu için, daha huzurlu ve sakin hissedilmesine yardımcı olmakta ve modun yükselmesine de katkı sağlamaktadır.

3. Acı Biber:

biberoksiii

Belki de çoğu kişinin acı olduğu için tüketemediği acı biber, aslında sağlık açısından oldukça faydaları bulunan bir besin maddesidir. Tam bir vitamin ve mineral deposu olan acı biber, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olmakta ve salgılanmasına katkı sağlamaktadır.

4. Protein İçeren Besinler:

sutyumurtavsoksi

Kırmızı et, balık eti, tavuk eti, yumurta, süt ve süt ürünleri ile bazı deniz ürünleri, protein içerikleri yüksek olan besin maddeleridir. Genellikle hayvansal kaynaklı besinlerin protein içerikleri yüksek olmakla birlikte; soya fasulyesi, fasulye, mercimek, nohut, kinoa, bezelye, fıstık ezmesi, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği gibi bazı yenilebilir tohumlar ile fındık, fıstık, badem ve ceviz gibi kuru yemişler de, protein içeriği yüksek olan bitkisel besin kaynaklarıdır. Bu gibi hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklı protein zengini besinler, vücuttaki oksitosin hormonu salgısının artmasına yardımcı olmaktadır.

5. Meyveler:

ssssssssssssssssss

Meyveler vücut için faydalı olan besin maddeleridir. Fakat şeker oranları da yüksek olduğundan meyvelerin dengeli ve kontrollü şekilde tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Tam bir vitamin ve mineral deposu olan meyvelerden bazıları protein ve faydalı yağlar da içermektedir. Bundan dolayı da bazı meyveler, vücuttaki, oksitosin seviyesinin artırılmasına yardımcı olmaktadır. Muz başta olmak üzere, hurma, zeytin ile lif oranı yüksek olan  diğer meyveler, vücuttaki oksitosin seviyesinin artmasına yardımcı olmaktadır.

6. Omega 3 Yağ Asidi İçeren Besinler:

ccccccccccccccc

Omega 3 yağ asitleri içeren besinler, başta balık ve balık yağı olmak üzere, zeytin ve diğer bazı bitkisel besin kaynakları şeklindedir. Özellikle de somon balığı ile zeytin yağının içermiş oldukları omega 3 yağ asitleri miktarı oldukça yüksektir. Bundan dolayı da, hem somon balığı hem de zeytin yağı, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına ve bu hormonun salgılanmasına yardımcı olmaktadır.

7. Lif İçeren Sebze ve Meyveler:

This is a close-up of vegetables and fruits.

Sebzelerin ve meyvelerin çoğu lif içermektedir. Lif ise, başta bağırsak sağlığı olmak üzere oldukça faydalı ve önemli bir besin maddesidir. Bağırsakların iyi ve uygun şekilde çalışması ise, tüm vücut sağlığı açısından olduğu kadar, psikolojik sağlık açısından da önemlidir. Lif içeriği yüksek olan sebze ve meyveler ise, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olmaktadır.

8. Tahıllar:

ttttttttttttttttttttt

Buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllar, vücuttaki oksitosin hormonu seviyesinin artırılmasına yardımcı olabilmektedir.

9. Su:

ssssuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu

Su, vücudumuzun büyük bir kısmını oluşturan ve canlılık için son derece gerekli olan bir maddedir. Bundan dolayı da su, olmazsa olmaz bir besin maddesidir ve hem beden hem de psikolojik sağlık açısından önemlidir. Gün içinde yeterli ve dengeli miktarda içilen suyun, oksitosin hormonu seviyesini arttırdığı yönünde düşünceler kuvvetlidir.

Oksitoksin Modern Tıpta kullanılıyor mu?

Oksitoksin, modern tıpta doğumu kolaylaştırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Oksitosin, doğumu kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle pek çok kaynakta “rapid birth” yani “hızlı doğum” ifadesiyle tanımlanmaktadır. Oksitoksinin doğum sonrasında ise anne sütünü artırıcı etkisiyle bilinmektedir. Oksitosin esasen beyinde salgılanan doğum sancılarını başlatan bir hormondur. Doğum öncesi vücudun tüm hazırlıkları oksitoksin hormonu sayesinde başlar. Hormonun etkisi ana rahmini oluşturan kaslarda ve anne sütünün salgılanmasını sağlayan kas yapısındaki hücrelerde görülür.

Doğum esnasında ana rahminin etkili olarak kasılması doğumun gerçekleşebilmesi için son derece önemlidir. Oksitosin de, rahmi oluşturan kasların çok güçlü bir şekilde kasılmasını sağlar. Ayrıca oksitosin yeni doğmuş olan bebeğin beslenmesi için anne sütünün salgılanmasını başlatır.

 

askhormonu

 

Kaynakça:

http://www.buzzle.com/articles/how-to-increase-oxytocin-levels.html

Comments

yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*