Damar Tıkanıklığı Nedir?


Damar Tıkanıklığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Damar tıkanıklığı özellikle ilerleyen yaşlarda karşımıza çıkan ve kalp krizine kadar götüren bir hastalıktır. İleri yaşlarda ortaya çıkan ve tansiyon, diyabet gibi hastalıkların tetiklediği damar tıkanıklığı çağımızın hastalığı haline gelmiş durumda. Özellikle hareketsiz hayat tarzı ve kolesterollü beslenmenin önemli bir sonucu olarak ortaya çıkan damar tıkanıklığının kalp krizine kadar götüren etkileri olmaktadır.

HERHANGİ BİR İLAÇ YOKTUR

Radyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Kerem Toprak damar tıkanıklıklarının en önemli sebebinin ateroskleroz yani damar sertliği olduğunu dile getirerek şu ifadelerde bulundu: “Kötü kolesterol, yüksek tansiyon, ileri yaş, sigara, diyabet gibi risk faktörleri damar duvarına hasar vererek, damarı plak oluşumuna daha yatkın hale getirir. Kolesterol ve yağdan oluşan plakların damar duvarlarında toplanarak onların zamanla tıkanmasına yol açar. Yaşam tarzı değişikliği, yağdan ve kolesterolden fakir beslenme tedavinin önemli bir parçasıdır. Sigaranın bırakılması, düzenli olarak egzersize başlanması hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak daralma veya tıkanma meydana gelmişse bunu açmak için herhangi bir ilaç yoktur. Damarı açmak için mutlaka müdahale etmek gerekir.”

Koroner damarlarda oluşan darlık ve tıkanıklıkların kalp krizine yol açabileceğini ifade eden Prof. Dr. Esat Akıncı, bu gibi durumlarda başvurulacak en etkili yöntemin bypass ameliyatı olduğunu söyledi.

EN ÖNEMLİ ÖLÜM SEBEBİ

Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Esat Akıncı, 1950’li yıllardan itibaren dünya genelinde uygulanan Bypass ameliyatının kalp hastalıklarının tedavisinde önemli bir yöntem olduğunu belirterek, “Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de en önemli ölüm sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır. Ülkemizde şu anda 5 ile 10 milyon arasında kalp hastası olduğunu biliyoruz. Ülkemizde yaklaşık olarak yılda 100 bine yakın insan, Bypass ameliyatı oluyor” dedi.

Kalp damarlarında oluşan tıkanıklığın sebeplerini, genetik, sigara, şeker hastalığı, obezite, stres ve yüksek kolesterol şeklinde sıralayan Prof. Dr. Akıncı, tedavide ise 3 farklı yöntem uygulandıklarını dile getirdi. Akıncı, tedavi aşamasında damar tıkanıklığının yeri, yaygınlığı ve dereceleri dikkate alınarak ilaç tedavisi, balon-stentleme veya bypass ameliyatlarının tedavi yöntemleri olarak kullanıldığını kaydetti. Prof. Dr. Akıncı, bugüne kadar yapılan çalışmaların bunların arasında en uzun vadeli çözüm sağlayan yöntemin “bypass ameliyatı” olduğunu net olarak gösterdiğini söyledi.

DAMAR TIKANIKLIĞINDAN KALP KRİZİ RİSKİ ÇOK YÜKSEK

Kalp damarlarında darlık olan bir insanın temel şikayetleri arasında, göğüs, kol, çene ve sırt ağrıları olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Akıncı, bu tür şikayetlere sahip olan kişilerin doktor kontrolüne girmeleri tavsiyesinde bulundu.

Damarı tıkalı bir insanın kalp krizi geçirme riskinin normal bir insana göre daha fazla olduğunu ifade eden Akıncı, hastaların bypass ameliyatından korkmamaları gerektiğini söyledi. Bypass ameliyatı ile ilgili çekinceleri bulunan hastalarından Nuriddin Aydınlı’yı ameliyat için ikna eden ve bu sürece hazırlayan Prof. Dr. Esat Akıncı, gelişen teknoloji ile beraber standart bypass ameliyatı riskinin yüzde 1’in altında olduğunu söyledi. Bypass ameliyatlarında hasta kaybedilmediğini belirten Akıncı, “Bugünkü noktada iyileşme süresi kısaldı, ölüm riski düştü ve sonuçlar daha iyi hale geldi. Biz hastalarımızın yüzde 60’a yakınına hiç kalbi durdurmadan ameliyat yapıyoruz. Bu hastalığın tedavisindeki en etkili yöntem bypasstır” diye konuştu.

DAMAR TIKANIKLIĞI AMELİYATI

Bypass ameliyatına Prof. Dr. Esat Akıncı tarafından ikna edildiğini belirten kalp hastası Nuriddin Aydınlı ise, operasyon sürecinde yaşadıklarını anlattı. Psikolojik yönden bypassa hazır olmadığını belirten Aydınlı, “Vücudumda hiçbir yorgunluk ve huzursuzluk hissetmememe rağmen girdiğim efor testi sonucunda anjiyo çekimine ihtiyaç duyuldu. Çekim sonucunda kalbin yüzde 50’sine hitap eden ana koroner bölümde kısmi tıkanıklıklar tespit edildi. Psikolojik yönden bypassı reddediyordum. Ancak Prof. Dr. Esat Akıncı ve ekibini burada tanıdım. Gerçekten insanları motive eden bir ekiple karşılaştım. Beni Bypass için ikna ettiler ve şu an operasyon tamamlandı” şeklinde konuştu.

Bypass ameliyatı öncesinde geç kalınmış vakaların tehlikeli olduğunu belirten Tataroğlu, “Hastada diyabet varsa ve sigara kullanıyorsa ameliyat riski daha da artıyor. Kalp sağlığı bilinci hayatımızda önemli bir nokta olmalı. Kalp sağlığımızı korumak için, her türlü kötü alışkanlıklardan uzak durmak, sağlıklı beslenmek, diyabet ve tansiyon gibi kronik hastalıklara dikkat etmek gerekir” diye konuştu.

Nitrik Oksit ve Damar Sağlığı İlişkisi

Comments

yorumlar

parazan.com hakkında

Hakkımda kısmından yeterli bilgiye sahip olabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*