Network Marketing Kazanç Metotları

Network Marketing Kazanç Metotları

Network Marketing, ilk çıktığı yıllardan itibaren kendi içinde de birçok yenilik ve gelişim göstermiştir. Kişilerin oluşturdukları ekip üzerinden prim kazandıran bu sistemde, birbirinden farklı kazanç metodları vardır. Bunlardan en bilinenleri Breakaway, Unilevel, Hybrid, Matrix ve Binary’dir. Şimdi bu metotları inceleyelim.

Unilevel

network-marketing-unilevel-plan

Kullanılan en yaygın metodtur. Bu metotta 1. kademene dâhil edebileceğin kişi sayısında sınır yoktur. Dolayısıyla diğer kademelere de sınır olmaksızın kişi dâhil edilebilir. Genelde kademeler arttıkça o kademeden elde edilen komisyon azalır. Örneğin, 1. Kademedeki kişilerin cirosundan %10 komisyon alınıyorsa, 7. Kademeden %2 komisyon alınır. Tabi çok daha farklı uygulamaları da olabiliyor. Kaçıncı kademeye kadar para kazanabileceğiniz de sisteme göre farklılıklar gösterir. Unilevel, en çok kullanılan kazanç metotlarındandır ve çok farklı uygulama şekilleri vardır.

network-marketing-matrix-plan

Breakaway (Stairstep)

Bu metot diziliş bakımından unilevel ile aynıdır. Kendinize ait sınırsız kayıt oluşturabilirsiniz. Unilevel metottan ayrılan en büyük özelliği, genel olarak bu sistemde alt kollarınız kariyer atlamadan asla kariyer atlayamazsınız. Breakawayin en ayırt edici ve güzel özelliği budur.

Matrix

 

network-marketing-matrix-plan

Bu metotta kademelere dâhil edilecek kişi sayısı da, kaçıncı kademeye kadar kazanç sağlayacağın da net olarak bellidir. Dolayısıyla kazanabileceğin maksimum para da bellidir. Örneğin; 5×8 matrixini kullanan bir sistemde her kişinin 1. kademesine kayıt edilebilecek kişi sayısı 5’dir ve 8. kademeye kadar komisyon alınabilir. 8. kademeden sonraki kayıtlarda komisyon alınmaz. Günümüzde en yaygın matrix sistemleri 5×8, 3×9, 2×12 şeklindedir.

Binary

network-marketing-binary-plan

Keşfedilen yeni kazanç metotlarından biridir. İkili sistem, iki kollu sistem anlamına gelir. Sistemdeki her kaydın iki kolu vardır. Yani her kişinin 1. kademesine 2 kişi dâhil edilebilir. Genelde sınırsız kademeden gelir elde edilir, zaman dilimi(günlük/haftalık/aylık) ile kazanca üst limit getirilir ve kısa olan koldaki ciro üzerinden komisyon hesaplanır. Bu metot takım içi yardımlaşma açısından diğerlerine nazaran çok daha güzeldir. Bu metodun tek bahtsızlığı,illegal sistemler tarafından kullanılmış olmasıdır.

Hybrid

matrix_mlm_planHybrid  En yeni nesil ve en karlı kazanç metodudur. Aslında üst kolunuzun başarısından da kar elde edebilirsiniz. Hybrid metodunda, bu işe girmenize vesile olan üst kolunuzun kârı sizin başarınızla doğru orantılıdır. Sizin üst kolunuz, sizin ekibinize yeni ekip arkadaşları  yerleştirebilir ve sizin gruptaki seviyeniz ne olursa olsun sizin kazancınızda değişikliğe sebep olabilirler. Bu vesile ile hem üst kolunuz kazanç elde eder hem de sizin kazanç elde etmenizi sağlamış olur.

En iyi takım çalışması Hybrid’de yapılır. İlk önce rekabet açısından bakalım. İki alt kolunuza rekabet ortamı oluşturduğunuzda grubunuz ateşlenecek ve muazzam bir patlama yapacaktır. Çünkü iki farklı kol da birbirini geçmeye çalışacaktır. Bu da sizin işinize yarayacaktır. Ayrıca Hybrid’de belirli bir hiyerarşi vardır ve en üst kol -bilgi seviyesi yeterliyse- grubun başı olarak grubu yönlendirir. Bir baş olmadan takım çalışması zaten olamaz. Hybrid’de günlük iletişim zorunlu olduğundan takım devamlı aktif haldedir. Bilgi üst kollardan kısa bir sürede alt kollarınıza ulaşma imkanı bulur. Bununla birlikte Hybrid’de herkesin kendi seviyesine göre bir görevi vardır. (Jade, Pearl, Saphirre, Ruby vs.) İş bölümü de takım çalışmasının gerekliliklerinden biridir.

Bir kolunuz daima üst kolunuz tarafından oluşturulur;

”Bir kolum çok uzadı ama diğeri ne olacak acaba?” gibi bir sorun yaşıyorsanız, mesela bir kişiye referans olup bir kolunuzu oluşturduktan sonra, onca çabanıza rağmen diğer kolunuzu oluşturamıyorsanız fazla paniklemenize gerek yok. Çoğu Hybrid  şirketlerinde olduğu gibi üst kolunuz size bu konuda yardımcı olacaktır. En son çare olarak, o boş kolunuzu da üst kolunuz oluşturacaktır.

Herkesten, herkes para kazanır;

Siz grubunuza sizden sonra giren her kişi için belirli bir komisyon alırsınız. Yani bizim grubumuza yeni bir kişi girdiğinde bir ben kazanırım, bir sen kazanırsın bir de grup. Yani bizden çok çok önce girenler de kazanmış olur.

Bu sebeplerden dolayı Hybrid diğer ödeme planlarından çok üstün bir şekilde daha iyi kazandırır.

Bugünün en hızlı büyüyen kazanç planının Hybrid’dir. Daha iyisi çıkana kadar tabiki 🙂

Network Marketing sektöründeki kazanç metodlarına her geçen gün yeni metodlar eklenmete ve yenileri keşfedilip kullanılmaktadır. Fakat yukarıda anlattıklarım sektörü genel olarak tanımanız ve bilgi sahibi olmanız için yeterlidir.

Network Marketing Fırsat mı Tuzak mı?

Network Marketing Nedir?

 

network marketing

Çok kapsamlı geniş kaynaklı bir yazıdır. Arkanıza yaslanın ve detaylı bilginin tadını çıkartın 🙂

1)Network Marketing Tarihçesi

Multi-level marketing sistemi, ilk olarak 19.yy ortalarında ABD’de ortaya çıktı. 1850’li yıllarda aslında bugün networker dediğimiz kişilere ‘‘canvassers[1], seyyar satıcı, davulcu’’ denmekteydi. Bu kişiler gün geçtikçe büyüyen satış organizasyonlarının oluşmasına sebep oldu. Örneğin bugün dünyaca ünlü olan ‘‘Heinze’’ ketçapları eski bir seyyar satıcı olan Henry Heinz’ın kurduğu 400 kişilik satış örgütü ile ortaya çıkmıştır. Yine aynı şekilde bir başka eski doğrudan satışçı Dr. Asa Candler, 1887 yılında iş arkadaşı olan Pemberton’dan pek de bilinmeyen Coca-Cola’nın formülünü 2.300 dolara satın alıp 500 kişilik doğrudan satış örgütüyle Coca-Cola markasını yaratmıştır. 1906 yılında sadece 375 dolar ile yatırım yapan Alfred Fuller, 270 kişilik bayilik ekibiyle 1960 yılında cirosu 109 milyon dolar olan bir şirketin temellerini atmıştır. İşte network ağı bu kadar eskilere dayanmaktadır ve network tarihi bunun gibi başarılı örneklerle doludur. İlk ‘resmi’ network marketing sisteminin kurucusu ise 1945 yılında bu işi yapmaya başlayan Carl Rehnborg’tur.

2)Nedir bu Network Marketing?

Multi-Level marketing, doğrudan satış yönteminin şu anki en çağdaş versiyonudur. Doğrudan satış, yüz yüze yapılan satış faaliyetini ifade etmektedir. Network marketing de ‘‘doğrudan satış’’ın bir türüdür. Türkiye’de kurulmuş olan Doğrudan Satış Derneği (DSD) ile Avrupa Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (FEDSA) ise doğrudan satışı; ürün veya hizmetlerin, bir pazarlamacı tarafından müşterilere evinde, başkalarına ait bir evde, iş yerinde veya ‘satış noktası olmayan’ bir başka yerde doğrudan pazarlanması olarak tanımlamaktadır.

Mulit-level marketing sektöründeki şirketlerin temel amacı, normal ticarette var olan aradaki aracıları (komisyoncu, reklamcı, taşımacılık şirketleri) olabildiğince azaltıp ürünü daha makul bir fiyata müşteriye sunmaktır. Elde kalan, yani aracılara dağıtılmayan para da yine müşterilere dağıtılır. Peki sistemi neden tavsiye ederiz? Şöyle örnekleyelim. Bir restauranta gittik ve dedik ki: ‘‘Adamlar bir kebap yapıyor mutlaka deneyin.’’ Restaurant bize bunun karşılığında ödeme yapıyor mu? Hayır. İşte network marketing şirketleri, bize yaptığımız tavsiyelerden para kazanma fırsatını sunar. Bizim sayemizde alınan her üründen bize komisyon verilir. Asıl güzel tarafı ise, bizim tavsiye ettiğimiz kişilerin başkalarına tavsiyeleri de bize komisyon kazandırmaya devam eder. Çünkü multi-level marketing şirketler reklam yapmazlar, bunu dünya üzerindeki en iyi reklam olan ‘‘ağız yoluyla’’(word of mouth) reklam yönetimi ile gerçekleştirirler ve buradan ettikleri tasarrufun %80’ini networkerlar yani bizlerle paylaşırlar. Ayırca bu sayede şirket, bizim bir ağ kurmamıza ve bu ağdan kalıcı gelir elde etmemize olanak sağlar. İşte bu nedenle bu sektör “21. yüzyılın en modern ticaret sistemi”dir.

Bu sistemle çalışan şirketlerin ortak özelliği müşteri odaklı çalışmalarıdır. Çünkü müşterileri memnun kalmazsa veya problem yaşarsa, o şirketin satışları ve reklamı için yardımcı olmayacaklardır. Bu da şirketin bindiği dalı kesmesiyle eşdeğer bir hatadır. Bu yüzden MLM şirketleri ürün kalitesi ve müşteri memnuniyeti konularına titizlikle yaklaşır. Bu sebeple özellikle gıda sektöründe network-marketing yapan şirketlerin ürünlerinde hataya rastlamak neredeyse imkansızdır.

Şüphesiz ki multi level marketing sistemi, kökleri 19.yy’a dayanan ve 21. yüzyıla damga vuracak bir ticaret sistemidir. Nitekim bunu gören birçok dev şirket(Coca Cola, Dell, IBM, McDonalds, Philips vb.) kendi network sektörünü oluşturmaktadır. Örneğin Türkiye’de en yeni network şirketlerinden biri olan Dore, Ülker’in de sahibi olan Yıldız Holding’in Türkiye’deki network marketing şirketidir. (Şu an aktif olarak faaliyet göstermemektedir)

Multi level marketing sisteminin tüm katılımcılara eşit fırsat sunması, çalışma saatlerinin bireyin kendisi tarafından belirlenmesi ve emek verdiğin ölçüde ‘zenginlik’ sunması gibi başlıca özellikleriyle sistemi, çağımızın vazgeçilmezi yapmaktadır. Çok katlı pazarlama sisteminde iki yol ile para kazanmak mümkündür:

1)Şirketten kendisi için satın aldığı ürünleri satması (Bu para kazanma yöntemi kesinlikle çok risklidir zira ürünleri kendisi kullanıp etkisini test etmeyen networkerlar, sistemin tıkanmasına ve sisteme yeni networkerların eklenmesine negatif etki yapacaktır. Bu konuyu şöyle örnekleyelim: 1000 liralık bir ürün aldım ve şirketin bana vermiş olduğu %20 iskonto hakkıyla ürünü gidip başka birine 1200 liraya sattım. Peki elimizde ne kaldı? Sadece bir defalığına mahsus olmak üzere 200 lira kar ve ‘0’ üye. Oysaki network marketing sisteminde asıl ve ‘düzenli’ kazanç sisteme üye kazandırmakla elde edilir. Bu nedenle iyi bir networker ürünü ilk önce kendi kullanmalıdır ancak bu yolla ürünün etkisini görüp, o ürünü somut örneklerle önerebilecektir. Çünkü çok katlı pazarlama, tavsiye üzerine kurulu bir satış sistemidir. Ürünü alır, kullanır ve tavsiye edersiniz. Nitekim araştırmalara göre bu tavsiyenin, bir satıcı tarafından yapılan sunumdan çok daha etkili olduğu tespit edilmiştir.)

2)Oluşturmuş olduğu ekiplerin yapmış olduğu satışlardan, yani kazandırdığı üyelerin yaptığı satışlardan doğan kazanç(İşte gerçek network kazancı burada doğmaktadır[2]. Networker her ne kadar kişisel referansları ile yapmış olduğu satışlardan para kazanır ise de önemli olan oluşturmuş olduğu ekip cirosu üzerinden almaya hak kazanacağı prim tutarıdır[3]. Bu primler, çok katlı pazarlama sisteminin dinamosudur. Zira amaç 1 kişinin %100 emeği yerine, 100 kişinin %1 emeği ile aynı verimi el etmektir. Bu noktada Adam Smith’in yaptığı deney sonucu paylaşmak faydalı olacaktır. Deneye göre 1 işçi günde 20 iğne üretirken, 10 işçi birlikte çalıştıklarında 4800 iğne üretmişlerdir. İşte network marketing sistemi ile de yapılmak istenen tam olarak budur.)

Çok katlı pazarlama uygulamaları, geleneksel doğrudan satış uygulamalarından daha fazla girişimciliği ön plana çıkararak, üyelerini, doğrudan ve dolaylı satışlar için ödüllendirirken bu üyelere, yeni insanlar bulma ve eğitme sorumluluğunu da yüklemektedir[4]. Üst hatlar genellikle, ‘sistemi anlatmak, sorulara yanıt vermek, sunum yapmak, eğitim vermek, referans sağlamak, hedef oluşturmaya yardım etmek, motive etmek, moral destek vermek’ türünden desteklerle, çok katlı pazarlama işini inşa etmesi için alt hattına yardımcı olur. Alt hatlardan beklenenler ise genel olarak, şirket ve ürünler hakkında bilgi sahibi olması, hedef oluşturması, toplantılara katılması, ürün satması, yeni üyeler edinmesi, eğitim verme ve liderlik becerilerini geliştirmesi olarak özetlenebilir[5]. İlişkileri geliştirmek ve devam ettirmek, doğrudan satış sektöründe büyük önem taşımaktadır. Çünkü doğrudan satışçılar, bu sayede mevcut müşterilerin tekrar satın almalarını sağlayabilecek ve en iyi müşterilerini, zamanla satış ağına katabilecekleri olası satışçı adaylarına dönüştürebileceklerdir[6]. Doğrudan satış faaliyeti göründüğünden çok daha zordur ve satışçılar arasında işi bırakma oranı oldukça yüksektir[7]. Bu sebeple, doğrudan satışçıları bir araya getiren toplantılar sıkça tekrarlanarak motivasyonun sağlanması gerekir.

3)Bir Şirket Neden Network Marketing Yapar? Bu Sistemin Gayesi Nedir?

Hepimiz biliyoruz ki, dünya üzerinde belirli aralıklarla global krizler yaşanmaktadır. Haliyle bu krizler dev şirketlerin gelecek planlamalarını ve öngörülerini zamanla değiştirdi. Gözlemler sonucunda multi level marketing sistemlerinin, global krizlerden zarar görmeden planan hedeflere ulaştığı tespit edildi.

Bu sistemin en temel amacı insanların kullandıkları veya ihtiyaç duydukları ürünleri direkt, herhangi bir aracı kullanmadan tüketicilere ulaştırmak ve aynı zamanda eğer tüketiciler ürünlerden memnun kalırlarsa bunu yakın çevresindeki insanlara tavsiye etmelerini sağlarken tavsiye ettikleri ürün miktarınca kazanç elde etmelerini sağlamaktır. Peki şirketin çıkarı nedir?

1)Şirket hiçbir şekilde reklam gider yapmamakta, üstüne üstlük dünya üzerindeki en iyi reklam yöntemi olan ‘‘ağız yoluyla’’(word of mouth) reklam yönetimi[8] ile insanlara ürünlerini tanıtırlar.

2)Şirketin normal şartlarda 100 liraya ürettiği bir ürününü sadece 100 lira kar ile(yani 200 liraya) elden çıkarır ancak bu ürün tüketicisine ulaştığında 1000 liraya ulaşır. İşte şirket, aradaki komisyoncu, reklam giderleri, bayi, perakendeci, personel giderleri, nakliye gibi birçok masrafı aradan kaldırır ve 1000 liralık ürün üzerinden 500 liralık karı kendisi alıp, 500 lirasını da zaten ürününü alan ‘tüketici’ ile paylaşır. Bu sayede hem daha fazla kar yapmış olur, hem de müşterinin ürünü ucuza almasını sağlayıp aynı zamanda bundan kazanç elde etmesini sağlar. Bu sayede ürünü alan ‘distribütör’, hem müşteri, hem de ürünlerin dağıtımını üstlenen bağımsız, kendi kendini istihdam eden bir patron görünümündedir[9]. Michael Gerber ‘‘Girişimcilik Tutkusu’’ isimli kitabında şu konuya dikkat çeker: ‘‘Bir insanın içinde ‘üç’ insan vardır; teknisyen (sadece uygular, fikirlerle ilgilenmez), yönetici (yönetici olmazsa işler yürümez), girişimci (girişimci olmazsa yönetilecek bir iş olmaz). Bu nedenle ancak bu üç kişiliği dengeleyebilenler başarıya ulaşabilirler[10].’’. İşte network marketing sistemi bu başarı sırrını sistem içinde bireylere sunmaktadır. Zira network marketing sisteminde birey, teknisyenlikle yola başlar, yeni üyeler kazandırır, onlara işi öğretir, motive eder ve yöneticilik yapmaya başlar, ardından organizasyon ağı(üye sayısı) genişledikçe artık işe vakit ayırması gerekmediğinden kendini geliştirebilmek için bol vakti kalacak ve yeni yöntemler keşfetmesinde zaman ve bol perspektif bulacaktır. Ve son aşama olan girişimcilik de böylece tamamlanacaktır.

Bugün Türkiye’de ‘‘Kendi işinizi kurmanın önündeki en büyük engel nedir?’’ sorusuna bireylerin çoğu ‘‘başlangıç sermayesinin olmayışı’’, ‘‘başarısız olma korkusu’’ yanıtları vermektedir. İşte çok katlı pazarlama sistemi, bu sorunları ortadan kaldırmış ve çok küçük bir yatırımla kendi işinin sahibi olma imkanını bireylere sunmuştur.

‘‘Madem bu sistem bu kadar para kazandırıyor neden herkes yapmıyor?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Ben de size bir soru sormak istiyorum: ‘‘1000 tane o işi bilen işçi olsa ve o işe 100 kişi alınacak olsa, o işten para kazanma olasılığınız ve oranınız nedir?’’ Gördüğünüz gibi cevap aslında bu kadar basittir. Herkesin yaptığı bir işten yeterince para kazanamazsınız, üstelik Türkiye gibi gelenekçi bir toplumun bu sistemi hemen benimsemesini beklemek hata olur çünkü aykırı oluşumlara hep şüpheyle bakıyoruz, lakin bu fırsatı görüp yola şimdi koyulanlar önümüzdeki 10 sene içerisinde ciddi miktarlarda düzenli gelir elde edebilmenin eşiğindeler. Herkes kazanacak mı? Tabii ki, hayır. Ancak işini düzgün yapan, hırslı, ikna kabiliyeti olan ve işin kısa vadede para kazandırmasından çok, ürünün gerçekten kaliteli olduğunu görüp tavsiyede bulunmayı ilk amaç edinen kişiler bu işten çok para kazanacaklardır. O nedenle korkmadan, paniklemeden network işine girilmelidir zira dünya üzerinde 1000 lira verip ve sadece sisteme tavsiyelerde bulunacak üye kazandırarak size binlerce lira kazandırmayı garanti eden başka bir sistem yoktur.

Sadece 30 yıllık bir olgunluk dönemine sahip bu sisteme entegre olmuş 135 milyon insanın her biri hata yapmış olabilir mi? ABD’de sayısı 500.000 üzerindeki milyonerlerin %20’sinin, servetlerini son 10 yılda multi-level marketing ile elde ettiğini biliyor muydunuz? Veyahut geleceği olmayan bir sistem olsa idi, Harvard Business School gibi birçok gelişmiş ülkenin önde gelen üniversitelerinde ders olarak ‘çok katlı pazarlama’ okutulur muydu?

4)Network Marketing, Titan (Saadet Zinciri) Sistemi midir? Yasal mıdır?

Tarihteki en ünlü titan sistemi, 1920 yılında A.B.D.’de Charles Ponzi tarafından oluşturulmuştur[11]. Bu nedenle piramit satış, literatürde “Ponzi şeması” olarak da isimlendirilmektedir. Ponzi, kendisi ile birlikte on arkadaşının 150 dolar katılım ücreti yatırmasını sağlayarak işe başlamış ve arkadaşlarına yatırımlarının %50’sinin 90 gün içinde kendilerine geri döneceğini vaat etmiştir. Daha sonra aynı şekilde bir arkadaş grubuna daha aynı miktarda katılım ücreti yatırtmış ve sözde yatırımcılardan oluşan orijinal grubun da onlara yatırımlarını aynı süre zarfında döndüreceğini anlatarak zinciri başlatmıştır[12]. Piramidin başında yer alan öncü katılımcılar, vaat edilen geri dönüşün 90 günden çok daha kısa sürede gerçekleşmesinden hoşnut kalmış, diğer katılımcıları da bu coşkuyla piramit şemaya dahil edebilmişlerdir. Ponzi, 9 ayda 9 milyon dolardan fazla kazanmış olup, piramide sonradan katılanlara da bu rakamın yaklaşık on katı borçlanmış ve sahtekarlıktan tutuklanmıştır[13].

(bkz) : Ponzi oyunu nedir? öğrenmek için tıkla!

Türkiye’nin Ponzisi ise 90’lı yıllarda varlık gösteren Titan Saadet Zinciri’nin yöneticisi Kenan Şeranoğlu idi. 1998 yılında devlet müdahalesi ile şirket kapatılmış ve Şeranoğlu, 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Çok katlı pazarlama sistemi, bir üreticinin, şirket dışından insanlara, ürün ve hizmetlerini doğrudan tüketiciye ulaştırması için para ödediği bir sistemdir[14]. Ponzi şeması ise(Türkiye’de Titan-Saadet zinciri), programa daha önce katılanlara ödeme yapmak için yeni katılanların parasını kullanan bir sistemdir[15]. Titan sistemlerde, gerçek ticaretle çok az ilgisi bulunan bir para oyunu olup birçok organizasyonda, ortada ürünün olmadığı, sadece paranın el değiştirdiği görülmektedir[16].
Çok katlı pazarlamada kişi eklendikçe distibütöre verilecek primlerin artması, bu pazarlama konseptinin, sıklıkla “piramit satış”, “sonsuz zincir”, “Ponzi şeması”[17] şeklinde adlandırılan illegal organizasyonlar ile karşılaştırılmasına ve hatta karıştırılmasına neden olmaktadır. Çok katlı pazarlama ile piramit satış arasında yapısal bir benzerlik bulunmakla birlikte, bu iki yapı birbirinden tamamen farklıdır[18]. Network marketing ilk olarak A.B.D.’de hayata geçirildiğinde hükümet, bunun yasal olmadığı kanısına vararak network şirketine dava açmış ve davanın sonucunda network şirketi davayı kazanmıştır. Bu tarihten sonra network marketing sektörünün yasallığından faydalanan bazı dolandırıcılar çeşitli ülkelerde – hemen hemen her sektörde olduğu gibi- bu sektörde de işin içine hile karıştırmaya başlamışlardır. Bu nedenle bugün A.B.D.’de, bu tür özelliklere sahip titan organizasyonları çok katlı pazarlama şirketlerinden ayırt etmek amacıyla bazı vakıf ve bürolar (Direct Selling Education Foundation, Better Business Bureau, Federal Trade Commission) vatandaşlara yardımcı olmaktadır[19].

Ülkemizde de network marketing şirketleri, hukuk kuralları çerçevesinde yasal ve güvenlidir. Her satuş %20 stopajla vergilendirilmektedir. 28 Mayıs 2014 tarihinde kabul edilen yeni tüketici kanunu[20] ile de network marketing sistemleri, titan zincirleri karşısında koruma altına alınmıştır. Gerçek ürünler sunan, gerçek başarı hikayelerini gösteren, gerçek şirketler hiçbir yönüyle 90’lı yıllardaki titan zincirleriyle kıyaslanamaz, kıyaslanmamalıdır. Nitekim yasa koyucu, bu şirketleri Türkiye’de koruyabilmek adına tüketici kanununu yenilemek zorunda kalmıştır. Son yasa değişikliği ile birlikte titan zincirleri tamamen yasaklanmıştır ve network marketingle arasına keskin bir hat çizilmiştir.

5)Bu Kadar Çok Para Kazandıran Bir Sistemi Neden TV’lerde Tanıtmıyorlar?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi network marketing şirketleri, reklam için para ödemezler zira bunu bizzat insanların birbirlerine tavsiyeleri ile gerçekleştirirler. Nitekim doğrudan satış şirketinin, bir reklam kanalı ile anlaşarak firmanın distribütörlerini aradan kaldırarak satış yapması veya distribütör temin etmesi, hem network marketing sistemine aykırı hem de distribütörlere büyük bir darbe olur ki, bu durumda şirket kendi dalını kesmiş olacaktır. İşte tam olarak bu noktada network şirketlerinin karşılarına kocaman bir düşman çıkar ‘medya’. Günümüzde televizyon, radyo, gazete gibi kuruluşlar sadece reklamlardan para kazanırlar. Yani tek gelir kapıları reklamdır. Medya üzerinden reklamı reddedip, her şeyi bireyler arası ilişkilere dayandıran bu sektörü karalamak üzere yayın yapmaları veyahut şaşırtıcı başlıklar atmaları gayet normal. Bu bakımdan da network marketing onların rakibi olarak da değerlendirilebilir. Hatta bazıları bu sektörü bitirmek için ellerinden geleni yaparlar, yaptılar da. Ama bu sistemi yıkma ihtimalleri yok çünkü bu sektör 21.yy’ın sektörü…

6)Memur Network Marketing Yapabilir mi?
26.08.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan Devlet Memurları Kanununun memurların ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağını düzenleyen maddesindeki değişiklikliklerle beraber devlet memurları bir anonim şirkete ortak olabiliyorlar. Yine Devlet memurlarının görev yaptıkları kurumun kuruluş kanununda özel bir düzenleme olmaması halinde, şirket ana sözleşmesinde kuruluş sırasında şirketi idare ve temsil edecek olanlar arasında belirtilmemiş olması ile yönetim ve denetimde görev almaması kaydıyla limited şirket ortağı olması mümkün bulunmaktadır. Nitekim limited şirket ortağı olmanın ticaretle uğraşmak sayılmayacağı yolunda Danıştay dairelerinin vermiş olduğu birçok yargı kararı da bulunmaktadır.

Memurlar, Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar. Ancak network marketing şirketi, kişileri bağımsız tacir ‘yardımcısı’ yapmaktadır. Bu nedenle memurlar tacir sayılmamaktadırlar. Zira sistem içerisinde memurlar ayrıca ‘müşteri’ konumundadırlar.

7)Network Marketing sisteminin, klasik ticaretten farkları nelerdir?

1)Başlangıç sermayesi çok azdır[21]. (Sizden binlerce dolar yatırım istenmez. Titan modellerinde organizasyona katılacaklardan yüksek meblağlı bir başlangıç bedeli talep edilmektedir[22].)

2)Risksizdir. (Aktif çalışan bir kişinin zarar etmesi gibi bir şey söz konusu bile değildir.)

3)Hiç bir tecrübe veya eğitim gerekmiyor. (İşi ‘doğru’ anlatmak ve işe odaklanmak yeterli.)

4)İkinci bir iş olarak çok iyi bir kazanç kaynağıdır. Çünkü part time yapılabilir. (İstediğiniz zaman istediğiniz yerde yapabilirsiniz.)

5)Sistemin her türlü desteği sizinledir. Bu destek ve yardım, hem şirket tarafından hem de iş ortaklarınız tarafından yapılır. (Sponsorlarınız sizin başarınız için size yardım etmeye her zaman açıktır.)

6)Pasif kazanç imkanı sağlar. Eğer birisi kısa vadede(4-6 sene) bir organizasyon kurarsa ondan sonra kazancı sonsuza kadar hatta kendisinden sonra da devam eder. (Erken ve güvenli emeklilik.)

7)Yolculuk için size fırsat yaratır. (Çünkü organizasyonunuz aynı zamanda farklı şehirlerde ve farklı ülkelerde genişleyerek çalışabilme olanağı sunmaktadır.)

8)Network marketing şirketlerinin genelde iyi çalışan serbest girişimcilerine yönelik ödüllendirmeleri olmaktadır. (Bedava yurt dışı – yurt içi süper ödül seyahatler, muhtelif değerli promosyonlar vs.)

9)Network marketing kişisel gelişimle ilgili size bir çok fırsat sunacaktır. Siz bir çok eğitim motivasyon ve kişisel gelişim programlarıyla, kendi kişiliğinizi iyi bir lider haline getirmek için fırsat bulacaksınız. (Daha fazla kitap okumaya başlarsınız, sizi araştırmaya teşvik eder.)

10)Bu ticarette dünyanın her köşesinden insanlarla tanışma fırsatı bulursunuz.

8)Network Marketing Şirketlerini, Titan Zincirlerinden Nasıl Ayırırız?

1)Gerçek ve fiyatı ile kalitesi orantılı olan bir ürünün ya da hizmetin pazarlama faaliyeti vardır. (750 liralık bir internet sitesini, 2000 liraya pazarlıyorlarsa oradan hemen uzaklaşın[23].)

2)Hem şirketin hem de distribütörlerin gelirleri üyelik yenileme ücretlerinden değil, satışlardan[24] sağlanmaktadır. (Ürünü tanıtmadan, kalitesini ortaya koymadan, ‘‘sen şu kadar para ver 1 sene sonra zenginsin’’ diyorlarsa oradan hemen uzaklaşın.)

3)Şirketin sattığı ürünü, iş fırsatı olmasa dahi kullanır mıydınız? Bu soruya cevabınız ‘evet’ ise, doğru yoldasınız demektir.

4)En çok parayı ilk girenler kazanıyor ve sizin onun yerini alma şansınız yoksa[25], o şirketten uzak durun çünkü artık olgunluk dönemine girmiş ve kar marjı düşük bir şirkettir. Nitekim iyi network marketing şirketlerinde, ilk kaydı yapan kişinin en zengin olduğu bir örnek bulunmamaktadır. İyi ve gerçek network şirketlerinde birey, büyük bir satış ekibi kurarak kendisinden önce organizasyona katılanlardan daha çok kazanabilme fırsatına her zaman sahiptir[26].

Sonuç

Yukarıda da açıkça görüldüğü gibi kitlesel pazarlama, tüm dünyada yerini bireysel pazarlamaya bırakmaya başlamıştır.[27] Hiper rekabet ortamında bu teknikleri başarıyla uygulayan doğrudan pazarlama şirketleri de adlarından daha sık söz ettirmeye başlamışlardır[28]. Her yıl, ‘çok katlı pazarlama’ metodunu benimseyen birçok yeni işletme, faaliyete geçmekte[29] ya da geleneksel pazarlama metotlarıyla faaliyet gösteren mevcut işletmeler, kısmen ya da tamamen bu alternatif dağıtım kanalını kullanmak üzere çok katlı pazarlamaya yönelmektedirler[30]. 2007 yılı içinde, Avrupa Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (FEDSA) tarafından Ipsos MORI’ye yaptırılan araştırmanın sonuçlarına göre, doğrudan satışın Avrupa’daki 2006 yılı cirosu 20 milyar euro olup, doğrudan satış sektörü %9,6 oranında büyüme göstermiştir. Zamanında bu sektörü kötüye kullanmış kişilerin çıkması sektörde çalışanları etkileyebiliyor olsa da gün geçtikçe bilinçlenen toplum sektörün büyüklüğünün farkına daha iyi varmaktadır. %14’lük işsizlik oranını minimuma indirmeyi hedefleyen bir ticari sistemin bu dakikadan sonra durdurulabilme ihtimali yoktur.

Sistemin adını kötüye çıkaran kişileri, reklam geliri alamıyor diye bu sisteme düşman kesilen medyayı, ismini bile vermeden karalama kampanyalarına girişen kişilerin internet üzerindeki yorumlarını ciddiye almayın. Ciddiye alacağınız şeyler; şirketin misyonu, işi size sunanların vizyonu, ürünün kalitesi ve ekibin ne kadar aile şeklinde hareket edebildiği olmalıdır.

Sütten ağzı yanan bir toplumuz ancak bir şirkete önyargı ile yaklaşmak ile şirketi iyi araştırmak sonra karar vermek farklı şeylerdir. Türkiye’de ‘Saadet Zinciri’ ve ‘Titan’ olarak duyulan, tamamen insanları dolandırmaya dayalı oluşumların network marketingle karıştırıldığı dönemler de artık yavaş yavaş geride kalmaktadır. Sadece organizasyon şeması olarak birbirine benzediği için iki sektöre de aynı gözle bakmak, dört ayağı var diye aslanla çakalı bir tutmaktan farklı değildir. Bir hukukçu olarak belirtmeliyim ki, sistemde yasal anlamda hiçbir açık yoktur ve yeni tüketici kanunu ile birlikte de artık olmayacaktır. Tüm dünya üzerinde 350 milyon kişinin oluşturduğu network ağına güvenmemek komploculuktan başka bir şey değildir(Üstteki sağlıklı şartları içeren network şirketleri).

Network marketing sistemindeki başarınızı sizin bu işe olan bakış açınız, inancınız, sabrınız, cesaretiniz ve dayanıklılığınız belirleyecektir. Bunlardan daha önemli olan ise kuracağınız organisazyonunuzun bu işe bakış açısı, inancı, cesareti, dayanıklılığı, vizyonu ve düşünce çerçevesidir. Siz bu işi ne kadar ciddiye alırsanız, eğitimlere katılırsanız ekibiniz de sizi takip edip kopyalayacak ve onlarda bu işi ciddiye alıp, eğitimlere katılıp başarılı olmanın yollarını arayacaktır. Network marketingde esas olan çok kişiye sponsor olmak değil doğru kişilere sponsor olmaktır. Bu işi bir ev hanımının yapabileceği kadar basitlikte olduğunu insanlara göstermek, aynı zamanda bu işin eğitim alınmadığında çok zor olduğunu da söylemek gerekir. Bu iş yapılabilir basitlikte lakin kolay değildir… İşimizi kolay göstererek insanlara sponsor olup onları işe dahil etmek yapılan en büyük yanlışlardandır.

Koşmayın sakin olun, öncelikle emekleyin. Çıraklık yapmadan, usta olmayı istemeyin. Herkes yerine, bu işi yapacak ruha ve enerjiye sahip kişilere tavsiyede bulunun. Hayalleri ve hedefleri olan kişilerden oluşan ekibinizi yönetmek, yönlendirmek, gelişimlerini sağlamak ve onları lider olarak yetiştirmek aşamasına ulaşmış iseniz sizi artık kimse durduramaz. Ekibinizle disiplinli, özverili, paylaşım odaklı stratejik planlar çerçevesinde çalışarak yeni liderlerin doğmasını sağlamak sizin elinizde. Henry Ford’un dediği gibi: ‘‘Başarı vermekle başlar.’’

Görüldüğü üzere network marketing sistemi çağımıza damga vurmaya hazırlanıyor. Peki bu sisteme giren herkes kazanacak mı? Tabii ki, herkes kazanmayacak. Lakin;

1-Üstte bahsettiğim özellikler doğrultusunda doğru firmayı seçen

2-Network marketinge katılmasında amacı ve hedefi olan

3-Hırslı ve ikna kabiliyeti yüksek, güven veren

4-Bireysel kazanımları değil de, ekipsel devinimde kazanımları amaç tutan (İyi bir takım oyuncusu değilseniz network sisteminde ömrünüz bir kelebek kadar kısa olacaktır.)

5-‘Aşk olmadan, meşk olmaz’ mantığıyla ilerleyip yaptığı işi seven

6-Başarılı bir liderle birlikte çalışan, boş vakitlerinde eğitime katılan, öğrenmeye ve öğretmeye açık (Çünkü NM’yi ayakta tutan kişilerdir; kişileri ayakta tutan ise, eğitimler…)

7-Ve en önemlisi, ‘‘-Ekonomik özgürlük- istiyorum gerisi teferruat!’’ diyen tüm bireyler kesinlikle düzenli olarak çok yüksek meblağlar kazanacaklardır.

Sonuç olarak, hala tereddütleriniz varsa şu soruları cevaplandırmanızı rica ediyorum.

1)Sabah kaçta kalkacağınıza siz mi karar veriyorsunuz?

2)Yılda 5 kere 5 yıldızlı otele tatile gidebiliyor musunuz?

3)Restauranta oturduğunuzda ilk önce fiyat listesine mi bakıyorsunuz?

4)Bir iletişim şirketine iki arkadaşını götürüp, telefon faturanı o ay ödemeyerek ödüllendirildiğin network sistemini yapmana rağmen, hala bu sisteme karşı ön yargı mı besliyorsun?

5)Bir kahve evine gidip arkadaşlarına ‘‘Kahveleri çok güzel mutlaka deneyin’’ dediğinde, kahve evi sana yaptığın reklam karşılığında para ödüyor mu?

6)Emekli olacağın vakit geldiğin 1500 TL’lik emeklilik aylığının sana yetmeyeceğinin ve ikinci bir iş yapmak zorunda kalacağının farkında mısın?

‘‘Bir adama balık vererek onu bir günlüğüne beslemiş olursunuz. Ona balık tutmayı öğreterek, hayatı boyunca aç kalmamasını sağlarsınız.’’

Avukat Alperen Cihan ÇETİNKAYA

KAYNAKÇA
1.Berkowitz, Eric, Roger A. Kerin, Steven W. Hartley, William Rudelius, Marketing, USA: Mc Graw Hill 1997

2.Clothier, Peter. Multi Level Marketing, A Practical Guide to Successful Network Selling London: Kogan Page 1997

3.Ergün, T. (2004). “Geleceğe Bakış” Boğaziçi Ünv. Uluslar arası Doğrudan Satış Forumu 6 Mayıs 2004, İstanbul

4.Failla, Don. How to Build a Large Successful Multi-Level-Marketing Organization. USA: MLM Int. 1995

5.Kerin, Roger A., Robert A. Peterson. Strategic Marketing Problems USA:Prentice Hall, 2001

6. Kishel, Gregory F., Patricia Gunter Kishel. Start and Succeed in Multilevel Marketing. USA: John Wiley & Sons Inc. 1999
7.Koehn,Daryl, Ethical Issues Connected with Multi-level Marketing Schemes, Journal of Business Ethics, 2001, 29.
8.Kotler, Philip, Gary Armstrong. Principles of Marketing. USA: Prentice Hall, 2001

9.Kotler, Philip, Kotler ve Pazarlama, 1.Basım İstanbul : Sistem Yay. 2003

10.Nat, Peter Jay Vander ve William W. Keep, Marketing Fraud An Approach for Differetiating Multilevel Marketing from Pyramid Schemes. Journal of Public Policy & Marketing. 2002 Vol.21 (1) s.139-151

11.Özdemir, G., (2008), Destinasyon Pazarlaması, Ankara:Detay Yay.

12.Özmoralı, H. (2004). “Yeni Alanlara Yepyeni bir Satış ve Dağıtım Modeli”

13.Özçağlayan, M. (1998). Yeni İletişim Teknolojileri ve Değişim. İstanbul:Alfa Yay. Peppers, D. (2002). Yarının İş Dünyasına Hazırlananlar İçin – Birebir Pazarlama. İstanbul: Capital Dergisi Eki.

14.Tek, Ömer Baybars. Pazarlama İlkeleri. İstanbul: Cem Yay.1997

15. Yarnell, Mark, Kevin B. McCommon. Power Multi-Level Marketing 5.Basım USA: Power House Publications 1990

16. Yarnell, Mark, Rene Yarnell. Your First Year in Network Marketing. New York : Three Rivers Press, 1998

17. Ziglar,Z. & Hayes, J.P. (2001). Network Marketing For Dummies. New York: Hungry Minds Inc

[1] Sipariş toplayan kimse ve propagandacı anlamına gelmektedir.

[2] Clothier, s.26.

[3] Kerin & Peterson, s.333.

[4] Nat & Keep, s.140.

[5] Kishel, s.108.

[6] Kishel, s.83.

[7] Nat & Keep, s.140.

[8] Yarnell & Mc Common, s.13.

[9] Clothier, s.28.

[10] Gerber, s.44.

[11] Clothier, s.29.

[12] Koehn, s.154.

[13] Clothier, s.29.

[14] Harris, s.2.

[15] Ziglar & Hayes, s.27.

[16] Harris, s.3.

[17] Koehn, s.153.

[18] Ziglar & Hayes, s.26.

[19] Nat & Keep, s.140-141.

[20] Piramit satış sistemleri

MADDE 80- (1) Piramit satış; katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı ortaya koymak karşılığında, sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir para veya malvarlığı kazancı olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklentisi sistemidir.

(2) Piramit satış sisteminin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaktır.

[21] Clothier, s.18.

[22] Nat & Keep, s.140.

[23] Robinson, s.166.

[24] Kustin & Jones, s.60.

[25] Ziglar & Hayes, s.2.

[26] Failla, s.13.

[27] Kotler, s.41.

[28] Berkowitz, s.480.

[29] Pardue & Wolfson, s.21

[30] Sands, s.1-2.

 

ÖNEMLİ DİPNOP:

Yazıyı okumayacak kadar tembelseniz sadece videoyu izlemeniz de network marketing(tavsiye pazarlaması) hakkında bir bakış açısı kazanmanızı sağlayacaktır. İyi seyirler dilerim tembel kardeşim 🙂 . Ama unutmadan söyleyeyim şayet öğrenmeye ve gelişmeye açık biri değilsen, network marketingi kısa yoldan zengin olma yöntemi sanıyorsan Network Marketing sektörü sana göre bir sektör olmayabilir.

Network Marketing (Tavsiye Pazarlaması) ile para kazanmak.

Ağ pazarlama(Network Marketing)’in vizyonunu anlatan en eğlenceli ve en açıklayıcı video pablo ve bruno adlı karakterlerin Boru hattı öyküsü animasyonudur.

Boru Hattı Öyküsü

networkmarketing

 

               Tüketici Mevzuatında Doğrudan Satış ve Yetki Belgesi

Her şeyden önce 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, bir firmanın Türkiye sınırları içinde doğrudan satış yapabilmesi için bu belgeye sahip olmasını şart koşuyor.

Şart koşuyor da, bir firma yetki belgesini almadan doğrudan satış yaparsa yaptırım var mı? Var: 100.000 TL para cezası!

Kanunun ardından, “İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği” de bu zorunluluğu tekrar ediyor ve söz konusu yetki belgesinin başvuru prosedürünü açıklıyor. Başvuru değerlendirilirken, “Bakanlıkça yapılan denetimler ile tüketici şikayetleri de dikkate alınır,” diyor.

Network yapan arkadaşlar ekiplerini şayet burada yazan bilgilerle donatırlarsa kimse onları durduramaz. Ekiplerinizle bu bilgileri paylaşın. Bu arada network yapmayanların da yapanların da görüşleri çok değerli. Yorumlarınızı da paylaşmanızı rica ediyorum.

SosyalEticaret Nedir?

SosyalEticaret devrim niteliğinde bir kavramdır. Sizlerin alışveriş yaparken para kazanmasına, alışveriş yaptırırken de para kazanabilmesine olanak sağlayabilecek bir devrimdir. Bu devrim bizlerin demokratik bi şekilde maddi özgürlüğümüze kavuşmasını sağlamak üzere kurgulanmış bir alt yapıya sahiptir. Sermayesiz bir şekilde akıllıca çok çalışarak para kazanmanın mümkün olabileceğini bizlere ispatlamış bir devrimdir.

 

alisverislogo

 

İnternernetten alışveriş yapmaya mesafeli yaklaşan, bir e-ticaret sitesinden nasıl alışveriş yapacağını bilmeyen  ve bu yüzden hayatında hiç internetten alışveriş yapmayan o kadar çok kişi var ki; size bunu sayılarla ifade ettiğimde biliyorum ki çok şaşıracaksınız. Eminim ki bu şaşkınlığınız çok kısa sürecek çünkü hemen yakınınızdaki insanların bu anlattığım tanıma bire bir uyduğunu farkedeceksiniz.

 

İnternetten alışveriş yapmada önemli faktörler yaş ve kişi karakteri; eğitimse ikinci planda. Kilit sözcük dijital okuryazarlık.

İnternetten hiç alışveriş yapmadığını söyleyen yakınlarınız, arkadaşlarınız olduğunda göreceksiniz. İlk anda eğitim seviyesine göre bu yakınlarınızın hala nasıl e-ticaret ile tanışmadığına bir cevap bulamayacaksınız belki de. O zaman söyleyeyim bu durumun eğitim ile o kadar da fazla ilgisi yok! Öğretmen, doktor veya mühendis olan bir yakınınızın internetten alışveriş etme alışkanlığını kazanamamış ve bu konuda soru işaretleri olduğunu görmeniz çok olası. Bana göre araştırmaların aksine internetten alışveriş etmek tamamen yaş (jenerasyon) ve karakter işi. Gençlerin internetten alışveriş etmeyi daha çok tercih ettiğini biliyoruz. Evde çocuklarının yönlendirmesiyle internetten alışveriş eden anne ve babaların da varlığından haberdarız. Bunun dışında henüz 35-45 yaş aralığında olup, çocuklarının internetten tek başına alışveriş yapamayacak kadar küçük yaşta olduğu ailelerde eğitimli anne ve/veya babanın internetten alışveriş etme alışkanlığı yakalayamadığı çok örneğe şahit oldum.

 

Eğitim veya meslekten ziyade dijital okuryazarlık bilinci online alışveriş yapma alışkanlığını anlamada kilit sözcük. Dijitali bilmek, yaşamak, dijital içeriğin ne olduğu hakkında fikir yürütebilmek, içerik üretmek ve dijital dünyanın jargonuna hakim olmak online dünyaya uyum sağlamak için olmazsa olmaz. Dijital okuryazarlık bilincine sahip olmayı bir e-ticaret kullanıcısı açısından ele aldığımızda ise şu davranışlar aklımıza gelmeli:

Bir ürün almadan önce onu internette araştırmak,

Bloglar veya sözlüklerden ürün ve marka hakkında bilgi almak,

Fiyat karşılaştırma sitelerinde gezinmek…

Bu gibi online dünyaya hakim e-ticaret kullanıcı davranışlarına sahip olmak dijital okuryazarlık dereceniz hakkında önemli belirtiler veriyor.

Yeterli bilgi sahibi olunamadığı halde internetten alışveriş etme bilincine ulaşmış, bunu alışkanlık haline getirebilmiş kişilerde gözlemlediğim bazı karakteristik özellikler var:

Yeniliklere açık ve kolay uyum sağlayabilen, denemekten korkmayan ve paraya gereğinden fazla değer vermeyen kişilerin internetten alışveriş etmeye daha yatkın olduğunu görüyorum. Oysa biz biliyoruz ki internetten alışveriş etmek mağazalardan alışveriş etmekten çok daha kolay, güvenli ve çok daha avantajlı.

aaaaaa1

 

IAB Türkiye’nin yapmış olduğu araştırmaya göre internetten alışveriş yapan kitle büyüyor.

Bir e-ticaret sitesinden alışveriş yapmayı bilmemek ve gereksiz güvensizlik kaygısı sorununa takılıp kalmayın

 

İnternetten alışveriş yaparken kredi kartı bilgilerininin verileceği bilgisi ve sonrasında bu bilgilerin kötü amaçlı kişilerce ele geçireleceği korkusu yüzünden büyük çoğunluk hala internetten alışverişin avantalarını ve kolaylığını yaşayamıyor.

Aslında bu tamamen bir bilgi eksikliğinin doğurduğu sonuç. Nasıl mı?

İnternetten alışveriş yaparken kredi kartı bilgilerinizi e-ticaret sitesi üzerinden girdiğinizde bu bilgiler doğrudan sanal poslar üzerinden doğrudan bankaya transfer olur. Sanal poslar ile doğrulanan bilgilerinizden sonra işlem tamamlanır. Bu esnada kredi kartı bilgileriniz üst düzey güvenlik alt yapısı ile korunur ve bankanız tarafından da sizin güvenliğiniz için gerektiğinde alışverişiniz size sorularak onaylanır.

Bir cafede ödeme yapmak için uzattığınız kredi kartınız daha güvensiz!

Bir de şu açıdan bakın, bir cafede yemek yediniz ve servis görvelisine hesabı ödemesi için kredi kartınızı uzattınız. O esnada görevlinin kredi kartınız üzerinde adınızı ve kart bilgilerinizi görme ihtimali çok büyük bir olasılıktır. Bir de cafedeki güvenlik kameralarının o kartın üzerindeki bilgileri görüntüleyebileceğini düşünürsek, onlineda çok ama çok daha güvende olduğunuzu söyleyebiliriz. İnternetten alışveriş ederken dikkat etmeniz gereken temel şey yasal bir e-ticaret sitelerinden alışveriş etmeniz.

İnternetten alışveriş yapmaya alışmaya başlasanız çok iyi olur çünkü zaman geçtikçe bu konuda geri kaldığınızı görecek ve dijital dünyada sunulan avantajları ıskaladığınızı görebilirsiniz. [:)

 

 

ÜYE OL!

Giriş Yap